Şiir Tutkusu

Menü

Gülüşü Felakete Uğramış Bir Çocuğun Yüzüne Benziyor Yüzüm

(Kanım donuyor
Başka ülkelerin güneşi
Bizim oraların güneşi gibi ısıtmıyor beni)

Savaş haberlerini veriyor ajanslar;
Tanklar, toplar, bombalar, kurşun sesleri
Elimize, yüzümüze bulaşan kan
Kanımıza bulaşan petrol
Ve para; can pazarının rakipsiz patronu
Ve bir çocuğun seyir defterine yazdığı
Koskocaman harflerle; “CAN ÇEKİŞEN İNSANLIĞIMIZ”
Kaçanlar, göçenler, konanlar
Yüzümüze, gözümüze çarpan insan iskeletleri
Ve bir tankın dişlerinde
Çırpınan kuşların kanat sesleri
Yakılıp yıkılan düşler ve evler
İnsanların gözünü kamaştıran duyarsız körlük
Ve bağır çağır yankılanan acımasız bir sessizlik…

Yaralı ve yarınsız bir çocuğun yüzüne benziyor yüzüm

Damlara sarkan yıldızlı gecelerinden gökyüzünün
Sabahın kör gözüne çarpan güneşinden
Ana kucağı, yar sıcağı yurdundan
Dağlarından
Ve dünyaya kök saldığı baharlarından toprağın
Tohumundan, dalından, yeşilinden
Bir çığ
Bir çığlık
Ve narin bir dal gibi kopartılan
Ve sığındığı el toprağından
Bir ayrık otu gibi
Ta! Kökünden sökülüp sökülüp bir kenara atılan
Ve ölüsü denizlerden kıyıya vuran
Derme çatma kamplar ve insan suretleriyle
Yurdundan göç eden insan haberlerini veriyor ajanslar;
Tel örgülerin ardından bakıyor
Köklerinden sökülen bir ağaç gibi
Ölüme devrilen bir ananın kucağından bir çocuk…

Gölgesiz ve kimsesiz
Kendine göç eden yetim bir çocuğun yüzüne benziyor yüzüm



Bir deri bir kemik
Simsiyah açlık haberlerini veriyor ajanslar;
Sinekler tarafından işgale uğrayan bebek yüzleri
Uçsuz bucaksız uzanan açlık
Ve dipsiz bir kuyuya benzeyen
Boş çorba tasları
Akbabaların arsızca başına üşüştüğü
Ölgün çocuk görüntüleri…

Gülüşü felakete uğramış
Kara derili aç bir çocuğun yüzüne benziyor yüzüm

Yazgısı rüzgâra emanet
Yangın haberlerini veriyor ajanslar;
Ağaca dönüşüyor gövdem
Ellerim dallara, yapraklara
Faili meçhul bir kibrit çöpüyle
Tutuşturup yakıyorlar beni
Kızıl kıyamet çığlıklar kopuyor boğazımda
Ciğerlerim duman
Ateş tükürüyorum öksürerek
Sevgilimin uzattığı işlemeli mendile
Yüreğimin yangınları düşmüyor ajanslara…

Gülüşü yüzünde donup kalan
Yaşlı bir çocuğun yüzüne benziyor yüzüm

Dokuz nokta beş
Deprem haberlerini veriyor ajanslar;
Yerle bir oluyorum
Derin bir gürültünün
Ağır bir yıkıntının altında kalıyor bedenim
Koyu bir sessizlik
Ve soluksuz bir karanlık çöküyor üstüme…
“beni duyuyorsan ses ver” diyen sesini duyar gibiyim
Demek ölmedim…
Ses veriyorum sesine:
“Yangınlar, depremler, göçler ve
Bitmeyen bir savaş ortasında
Bir umut
Bir düş
Ve muhteşem bir aşkla
Hayata tutunabilir insan…”

Güle oynaya, yüzünü güneşe dönüp
Avuçlarına yağmur dolduran çocukların yüzüne benziyor yüzüm.

(Eylül-Ekim 2017)
Savaş Karaduman35 şiiri bulunuyor
Paylaşabilirsiniz:
2.5/5 Toplam verilen oy :
Ekleyen Kullanıcı : Savaş Karaduman