Şiir Tutkusu

Menü

Cehdi Cürümü Carkıt Iskarta

Ege Akdeniz sahil kasabalarinin birinde kumsalda gezinip kuma yayilan turkuaz renginin büyülü berrakligi zerafetinde kahveler koylar yazdan sonbahara gecis fasillari yaparken, kalabaligi gittikce seyrelen hanci yolcu dolup bosalmalarinin deniz rüzgari soluyup sesini dinlediginiz dalgalara derdinii düsüncenizi serip birakan sicak har vurgunu ilac gibi gelen einti dokunuslayla iliklerinize kadar kendinizi doyurup kandirmaya, cay kahvelerken…
Kiyidan iceriye dogru dalan kiremit damli ve tas duvarli sokaktan ipten kurtulmus gibi faldur fuldur atlet fanila biri, depdepelek gelip durdugu teras girisi masa sandalyalar arasindan akvaryumun ordaki en uzak köseye raflanmis televizyondan pür dikkat kesilip, `rüzgar kesisllemeden helebilmem kac siddetinde…` dinleyip anlamaya var gücüyle anlamaya calistigini sordugunuzda ` baliga cikip cikamayacagimizin hava durumunu `…bilmek istedigini söylerse…
O kadardir…
Yani harman savuracaksa esecek yeli, ekip bicecekse yagmuru borani, yola düsecek veya yolcu bekleyecekse kari tipiyi………ülkemiz insaninin yakinen ilgilenip alakadar olmasi ondan ibarettir ve o kadardir. Cünkü dörtmevsim dört bir bucagi kalem kitaba sigmayacak huzur zenginlik mutluluk ve güzellik diyaridir topraginda dogup büyüyen herkesi yalnizca dogup büyüdügü köy kasaba sehir ve etraf bölge civarlarini görüp gezmeye niyet tutsa, koca ömrünün kisacik gelip kafi gelmeyecegi cennet ülkemiz, güzel yurdumuz Türkiyemiz…
Fakat Avrupa örnek model Almanya`da, günün hangi saatinde kime sorsan günlük haftalik aylik, dakka saatine kadar hangi günün nerde nasil seyredeceginin hava rapor bültenciligini söyler bildirir. Bu bilip ögrenmeye cok yatkin merak uyanislarini yenip sakinlestirmekten öte, bogucu ve öldürücü günlük kac-göclere hayatini esir etmisligin kapkaranlik puslu silik sönük sürükleyip süründüren bunalmisliginin en acimasiz hayat kavgasi vermekle aykta ancak durabilme carkinda, cinnet gecirmeye yakin ice kapatilmis KORKUYA bagli duvarlastirma ve kemirip yutma kusatmaciliginin hastalikli halidir….ve Almanlar basta olmak üzere tüm örnek modelledigi Avrupa`nin diger günes gören tüm dünya yarilarina bulduklari her firsatta ipten kayistan kurtulup bosalmis gibi darmadagin olmasi, kültür cografya merakindan degil, daha ziyade bir avuc gün günes sakin dünya topragi ve insanliga dönüs icindir.
Yani reklamciligini kendi kendilerine parlatip afisledikleri sosyal demokratik hukuka hakka dayalli döseli gibi degil; Oliver Kaan,Heidi Kulump, Tomas Gotschalk, Günter Jauch, Cem Özdemir, Claudia Roth, Dieter Bohlen ve Bülent...sekiltüründe modadan müzige, siyasetten medyaya, sipordan sohbete sayisiz insan avanaklayip afyonlama kiralik katilleriyle, yüzde beslik bir azinligin yüzde doksanbeslik cogunlugu en kaliteli yöntemlerle soyup sömürüp ezip bozup baglayip zorlayip susturup sindirip lime lime hasta edip öldürene kadar nasil bogup bunalttigini PARAVANLAYAN aygit alet mal ve malzemeleri vardir. Bu kurduklari demir disiplinli acimasiz sevgisiz umarsiz kiyim makinasiyla Avrupa örnek mode Almanya, her yanlisini dogru gösteren devlet aygitini tüm soyan sömürenlerin memuriyet dairesi olarak calistirip isletirken, Merkel`inde bizdeki Bop esbaskanligiyla hic mi hic, zerrece ayirdolan fark ve özelligi deyoktur.
Hele biri sosyal siyasal hak iddasinda bulunsun, bulunduguna bulunacagina tövbe bllah ettiren tepeden tirnaga INSAN ucuz Pazar kölesini birebir kendileri kiskirtip muhtac sgintilar yollarina düsürdügünün garantisiyle, ülkeye yigar ve geleni de elde bulunani da `bundan baska hayatiniz yok böyle buyuruyor böyle emrediyorum` kader yaziciliginin kör kavsaginin tutsaklikt Patrontanriciligini yapar Almanya…
Avrupa`dan damilip süzülme Amerika`da, tüm bu yapisal özelligi cok daha fazlasina ören ve örgütlesen olarak, kim asili tabelasindan daha cok ilgi ve yakinlik görürse, maykil monro veya buruce leee gibi, saf disi birakilip kullanilmaz hale gelisinin defini dürer..
Japonlar ve Ruslar buralara gönderdigi teknik ve teknoloji araklama isini egitilmeye ve edinmeye eleman gönderip harfiyyen saglayip donanirken, Türkiye`den gidenler meyhane havasi hingilim hovardaliga yikip yatirmis geri dönüssüz emek ve zahmeti.
Cünkü bu sinir kanun tanimayan ve mayasinda kilitledigi kodlanmis karakter ve niyeti hic degismeyecek olan yayilmaci baskici üzücü ezici bogucu isgalci sömürücü talanci katliamci tecavüzcü yagmaci bölücü ve yikici yasam ve insanlik cellatlikklariyla basa cikip boyunduruguna düsmeden üstesinden gelmek, onlarin tam da bütün bunlari kendi adlarina, tüm ortak niyet sahsi cikarlar ugruna servisleyip temin etmeye siparisli ESBASKANLIK GÜDÜMÜNDE ve ihale iktidarlariya degil, sevgili ATATÜRK gibi akil fikir özgürlük yigitlik üretim ilim irade inanc egitim sorumluluk aidiyet sevgi onur hukuk cesaret fedakarlik bilinc duyarlilik azim yol birikim kararlilik paylasim kisilik ve karakter donanimiliginda, dik ve direncli savasimla vucut bulacak seydir.
Bu yüzden yüzyillar boyu ara ve bosluk birakmyarak yüklenip yürüttükleri Türkiye imhaciligi hayallerini, özellikle her firsati ihalesini vererek kudurttuklari caresiz ve ITIBARSIZLASTIRMA mayinciligina kullanimi özel ajan –piyon kiskirtip tetikleyerek, Türklüge, Türkiye Cumhuriyeti ne ve sevgili Atatürk`e yönelen her hainligi ve saldiriyi ( bop üniteli pekaka isid fethulmetal vs. vs tür ve güruhu ) ayakta alkislayip tesvik ve desteklerini aciktan aciga daim kildilar.
Hayat gercekliginin tam da böylesine, bütün ihanet ve ihmalkarliklari biriktirip yordugu ve daha fazlasina gücü, ilgisi, katlanmasi ve tahammülü olmadigi bir yerde birdenbire azalip kaybosluklardan geri insana ve dünyaya dönerek duyuran bildiren sinir bozucu moral yorucu keyif kacirici heves bogup bunaltici soguk saglam perdesiz ve dolaysiz yüzü vardir ki, özgürlügün hukukun sevginin üretimin dayanismanin bilimin liyakatin topragin dagin denizin sorumlulugun aklin vicdanin yagma ve yikimlar isgalciligine sinirsiz sorgusuz kullanim malzemesi olarak degersizlestirip haddi hududu asarsa devlet millet ve insan, zayif ve aciya yatarak kurup kurumsallastirdigi MADURiYET muhtacliligi, evlilikten egitime herseyi sagligi dirligi huzuru hakki hukuku güveni yolu izi saygisi sevgisi kaynagi ve güvencesi bozulmus dagilmis, parali sohbetlerin köhne kurak siddetli catisan ayri gayriligini kiskirtir ve körükler…
Bu baglamda birbirini kollayan her iki kesim de kendi namina; sorun, dert ,kaygi ve toplumsal cözümsüzlükleri daha cok kendi ihmal ve ihanet gercekliginde sahipsizlige birakarak, her durumda olanin bitenin devlete millete topluma faturalandigi Alman ve Bop Esbaskanligi kavga gürültücülügü, esastan kopuk düsük davali celseler halinde Bop dahili cevrimler calkalamakta.

Seyfi Karaca…………Temmuz / 17
Seyfi Karaca4011 şiiri bulunuyor
Paylaşabilirsiniz:
2.5/5 Toplam verilen oy :
Ekleyen Kullanıcı :