Şiir Tutkusu

Menü

Alıp da Baştacı Ederek Selamını

Alıp baştacı ederek selamını...
Öyle bir çocuk mahaliydik, oyna oyna bir türlü tadına doymamış olup da aklı "Eylen sunam eylen" lerde kalanların ayakları bir türlü eve gitmeyen.
Eğri büğrü söğüt dallar kurusundan tedarikli kağnılar ve at arabalarının çekmekle bitiremediği yabanları, yazıları ;
Sulak özler boyunca derelere zümrüt yeşili kilteler takan sazlıkların, tırtıldan kelebeğe değin ele  gelmiş ve elden geçmiş ne varsa; şu dünyayı görmüşlüğüne bahane sayıp günü dolan tırpan gündeliğine hesabı kapayınca;
Okyanus mavisinden, çöl fırtınalarından ve belki de yağması dinmek bilmeyen muson yağmurlarından kovulmuş gibi kaçarak; parmak kadar cesareti ; nokta kadar pır pır yüreğinin pusulasında kendini aynı toprağa sığınanlarıyla birlikte hayata ırgat eden; orak çalan, galıç işleyen, deste büken, çıkım çıkan, yığın kayan? Sürüsüne bereket sığırcıklar yaz mevsimini kıvamına getirince?
Rast gelesine, evet rast gelesine ; telekleriyle  toprağı süpürüp, meşe diplerine bırakmış olduğu çil çil yumurtalarından doğan yavryularını yaylıma çıkaran kekliklerin; "ha vuruldum ha vurulacağım" anaçlığındaki can fedasına ürkek kanatlarda dağ bayır gezmeleri zamanın içlerine iyce bir yayıldıkça, yayılınca;
Rast gele; yeşilli; allı ve  boz ; kendini kaldırıp yazın bir ucundan bir ucuna fırlatıveren coşa gelmiş çekirgeler; horantayı toplayıp bağlara bostanlara iz süren tosbağalar; koyun, kuzu, at ve katır diye saya saya ; çoban pınarlarında su sırası bekleyen ibibikler, karakuşlar, akbabalar; yol üstü uğrayıp geçen sülünler, turnalar, turaçlar, leylekler..
Rast gelesine; son anadudunuda balyaladıktan sonra sitilde azıklanmış hoşaf;  ve ağır ağır gölgelerini toplarken boraçtaki su , soğanı yanında hazır pahlaşı, ekşili cırana, alıç dalında demini almış süzme yoğurtlu çalkama ;
Hem kundaktaki bebekliğin hem de, duvar dibinde ihtiyarına yorgun gözleyen gölgelere hasır serenliğin  ortak vaktidir; lokmasına zerrece leke  değmemiş tertemiz buluttan, alnı açık günden ve hoyrat rüzgarlardan beslenmiş binbir damak salkım çeşnileriyle ve kendi elleriyle ektiğini yine kendi elleriyle biçen ana baba günü, üzüm üzüme eli-gönlü bol ve bağrı beraber bölüşük sofralar.
Ki ; atlar; öküzler, katırlar, camızlar ; arpa- yulaf katığı boyunlarına takılan kıl torbalardan ikindiyi akşama kavuşturan kır koşumlarında aynı ziyafetin birarada ve insanıyla birlikte olma aidiyetini sonsuz bir demde ziyafetlenirken, ortalarda gözükmeyen tilki de bu hayatın vazgeçilmezidir, Karga da.
Yollar sırasınca ting ting ting taytaklık eden köpek de, dizleri üstüne dört dikilip çevreyi kolaçan eden yer sincabı gelengi de, köstü de, tıstan da..Kurt..Kuzgun dersen gene öyle.
Ve akşam olmadan, daha alacakaranlığındayken kazıklıyurdundan sökülüp giden üstünde dakka tutulmayan mesai, urganın ucunu kördüğümlere çoktan bağlamıştır bile, ot-sap arabaları ve kağnılar.
Gerek öyle gerek böyle, yerinden oynadığında toprak; teker de devranına döne döne, söğütlü duldalardan; çaydan, çayırdan , kavak püsküllerinden ve çimenden..
Kurnası omayan geceli gündüzlü hazin sesiyle türküleşip akıp duran çeşmelerden.. Kangaldan, sütleğenden, dikenlerden ve pıtıraklardan yol süre süre..Varır bakar ki;
Şabanın harmanı, Dayının harmanı, Dremlerin harmanı, Adanalının harmanı, Garimerlerin harmanı, Çopurların harmanı, Gobellerin harmanı, Ahmet çavuşların harmanı, Yusufların harmanı, İmmanilerin harmanı, Kullülerin harmanı, Yitimlerin harmanı, Gıdılahmetlerin harmanı, Alidayıların harmanı, Acerlerin harmanı, Hacımerlerin harmanı , Gubatların harmanı, Cacıhçıların harmanı??..
Nasıl bir yel eser, nasııııl nasıl bir poyraz?! "Eler buğdayı seçer daneyi" kendi gönlüne kahyalık.
Aşağılarda yeşilinden hevesi geçmiş gazeller; bağlara, bahçelere tevek yoldurup, asma  bozar kimin hangi derede nesi varsa?
Derken, elde fenerlerle zamanı uğurlar insanlar. Kermeden, kamğadan, kevenlerden ocak tandır yakıp sıcaklığına çekildiği kundaktan ihtiyara herkes bir ve birarada "Eylen sunam eylen" e ? Yüzü buza  kesilmiş dağlar yamacında sanki süt çağına doymamış çocuklarmış gibi , kar hayalli bembeyaz düşlere dalarak?
 
Seyfi Karaca
Seyfi Karaca3502 şiiri bulunuyor
Paylaşabilirsiniz:
5.00/5 Toplam verilen oy : 1
Ekleyen Kullanıcı : Seyfi Karaca