Şiir Tutkusu

Menü

Ağızdolusu Pis Tükürüm

Sıfırdört sıfıryedi ikibinikide....
Temmuzun dördü ikibinikide demeye pirli klasvuzlu tercumanlığına luzum etmeyen yolsuz arsızlığın dört Temmuz ikibinikisinde; daha ilk niyetiyle insanlıktan iflasını ilan etmiş Yuro Üniversal Global Birliği tekelcilerin azgın ve kudurgun açlığını doyurmak için hususi milli muhafazakar kodundan hüküm etmeye kiralanmış Angela Merkel, durmadan taze kan pompalıyordu memuriyrtine tayin olduğu cana kıyıcı ve kan emici vampirliklerine.
Bir türlü insan ömrünü üzüp, hayatı ait olmadığı yalaş bulaşlara söken soytarıcı yama, asla birbirine ilgi duymayan biraraya gelmişliğin paramparça ayrışımlarından durmaksızın herşeyi satılık haline getiren görsel ve gösterişli cilatinleşmelerin soyut ambalajlaşması formatıyla 'gökteki zenginlikleri yere indirmenin' tutsak düşürdüğü hayatından vazgeçmişliği esas alarak, vaaz vaaze bozduğu düzende dikiş tutturmaya çalışıyordu herşeyiyle eşyalaşan insana.
Ayrıca Temmuz dörtte Samsunda; hafife alıp ucuza getirilmiş insan hayatını Toki markalı yağmacılığın sözde dünya krizine yolaçan Morguç çarpık yapılaşmasından ağzında küresel salyaları döküle saçıla heryerde herkese herşeyi felç eden hacize alma toplu mezarlaşma apartumanlarında; yaşamın en doğal hakkı ve zorunluluğu olan yağmurlar yağmış. Yağmurun arkasından dayanamayıp evleri sokakları caddeleri selsele veranviran götürmiş. Dokuz kişi canından olmuş. Sayısızca madur. Mahrum. Mahsun. Hem canından ve hem de malından doğduğuna doğacağına pişman lanet feryat ve figan....Kendi ettiği pislikte boğulan durumuna dangalağa düşmüş aklını eşyasına gömen insan.
Başka....?
Karlsruhede; Amgela Merkel'in dünya Global kodamanlarına nasıl açlığını doyururum diye ipten ipe zıplayıp adeta sırat köprüsünde cehennemlik sınavı verdiği sorgulama günlerindeki dört Temmuz ikibin ikide Karlsruhede; elli üç yaşındaki bir adam, nicedir ödeyemediği kira borcu yüzünden zoraki sokağa atılmak için bu kokuşmuş düzenin bütün bindiren güçleriyle kapısına dayanıldığı sırada, öldüm öldüm bundan böylesine bu hal ile yaşamanın hiçbir anlamı yok gibiye gelen tutum ve davranışla, haciz memuru dahil kendisiyle birlikte beş kişşiyi kurşuna dizdi. Kapıya gelen özel üretimli sineği kıçın vurabilen devlet silahşörleri evin içinde kan gölünden başka sızılar sinek bile bulamadı.
Başka..?
Tom Cruz..... Amerikan çokşirketli sinemasının Sekuntoloji sektesi markalısına suratlandırdığı iki numaralısı olarak Tom Cruz, aynı şirket sinemacılığının Holmes adlı karısı meğer Sekuntoloji tarikatı insanı kendisiyle terbiye ettiren mafyatör cinayet şebekesinin ta kendisiymiş diyerek, Tom Kruzdan boşanıvereceğini ilan etmişmiş..
Başka...?
Bizde eğemenlik ve hükümanlık hakkını çoktan Bop'a teslim etmiş yılboyu tatilcileri, cümbür cömaaat ve tariki tarikat-ı cumhuri özerek kürd-ili meclis karma komiyonculuk mebusan makamınca....Krem şantilerden serin deniz kenarları gazozlayıp, günlük güneşlik yaz ile gırgır geçmeye hepten Ankara' nın kapısına kilit vurmuş...
Başka...?
Suriye...Biradım ötede eski can cişğere dostuyla şimdisi biradım geriden, boyunduruk altındaki borç batağıyla elalemin kulu ve kepazesi Boplaşmacılığı gittikçe Türkiye emirkulluluğunun başında patlayacak olan bela olarak hazırkapıda devriye gezen belasına derin kuyular kazımaktaymış...
Küçük; ve hiçbir üzerinde durulur ve ele alınır değeri bulunmayan miniminiminnacık yaşamın bulaşık artığı denilecek olaylarını radyasyonlaşmış atomik ölçütlerle büyütüp asıl toplumsal derinliği büyük hayatilikleri hiçleştirecek değersizliğe küçültüp örtbas ederek; ' bizde sadece artiz evlenip boşanmalarından ve kimi küçük çaplı ırza geçme, adam kapkaçlama, sarhoş şişesi toplama dışında konuşulacak hiçbir meselemiz yoktur şükür evelalah...' gibi bir dayatmayı bütün dengesini yitirmiş ahlaksız, adalatsiz adileşmelerin yük boyutunu özel vitrinlerde damgalanmış yoksul yüzüyle toplumun en savunmasız kimsesizliğine yıkarak, müsade olmaksızın geçilmez duvar duvara insanlığın yaşam yoluna afişlemek...' Hay Allah senden razı olsun ! ' çığrışan çırpınışlara müşkül ve mahkum kılacaktır sadakam olsun niyetinden tenezülleşmenin.
Hayır...! Hayır...! Tövbe ki Hayır..!
Esmaül Hüsna, yüzde yüze kendini Allah olarak tanımlayan eşşiz ve benzersizliğin kalan bir tanesi doksan dokuz yüce erdemliliğe aynısıyla eşleşen biricik ve bir tanesiydi. Akıldı. Adaletti. Fikirdi. Bilgiydi. Bulguydu. Görgüydü. Dirayetti. Sevgiydi. Sadakatti. Azimdi. Bağlılıktı. Özgürlüktü. Emekti.Devamlılıktı. Esmaül Hüsna...
Hatırdı Esma-ül Hüsna.Hünerdi.Bellekti.Bilinçti.Fedakarlıktı.Cesaretti.Doğruluktu.Sağlıktı.Sağlamlılıktı.Aşktı.Yaşama Sevinciydi.Paylaşımdı. Dürüstlüktü....
Fakaaaaat..hiçbir şekilde ve en başta kendi kendisiyle düzen tutturamayan gelgit akıllı kişiliksizliğin ne giyip kuşandıysa ona kördüğümlenip uşaklık eden çarşı malı kölesi niyetine, bütün bir yaşam serüvenini sadece gürültü koparmak boşluğundan kendine yığılıp yorulan bilinci kör; bakışı bunak, kafası bulanık, kalbi kirpas fitne ve fesat ahlak ve vicdan bozuşumunun canı çıkmış ruhuyla herkese bakıp kendini ayna süsü kurdeleliğe saydırmak..'Allah senden razı olsun ' türü gizli ilahlşmalarının sadakayı verene kul- dilenciler esaretini vazgeçilmesiz baştacı ettirecektir daima.
Heryerde herzaman ve daima, başta sorulması gereken nice son, eğer ilk başta her yapılışta bir parça kopararak eksilip gedikleşen insanlık ölümüyle yolda cenazesini bekleyen mezar gibiye geleceğinden haber verişine sorular sordurup sorumlusunu arayıp haklaşmıyorsa, hakkını ölüme teslim eden insan oluverip ömründe binde bir belki denk gelmeyecek ' Allah senden razı olsun ' durumuyla herşeyi ve herkesi günboyu kaplayıp kapatan ekseriyetliliğin tuzağına düşer...ve cesedi yakışıklı halini alır...O zaman burda inanılmaz bir Allahsızlık var demektitir.
Çünkü Allah, bütün bağışlayabileceklerinin arasında sadece ve sadece Şirk'i ayrı tutup cehennemllik olarak görmektedir. Yani Allah'ın kimi insanlık haini; haram yiyici, helale tecavüz edici, hak bozguncusu, insan ayırımcı, dışlayıcı, inancın da temel direği olan Adalet dengesini bozup, kula kul etme yayılmacılığını asla ve asla bağışlamayacağı..hele hele hiç de öyle başkalarının yoksulunu sadakalık tenezül ile yaşamdan soğulttuğu ( çünkü bir çeşit intihara zorlamaktır ele avuç açan gereksiz muhtaçlık ) illahlık etmelerden ' razı olmayacağı' daha buradan, şu halki dünyadan belli ve bilinendir.
Varsın avutsun dursunlar Batı sömürgenleri ve onlarla kimi gedikli açmazlarından dolayı iş ortaklığı durumundaki doğu ve kuzey doğu Rus ruletçileri...Modern Çin henedanları...Japon samuraycıları ve hertürlü yerli ve yöresel bitböcek sülükleri..' Bizim bakkalda ne ararsan var' a insanlık canı pahası yoksul sadakalık vitrininden perişanişahaneliklerini...
Dört haziran ikibinonikide...Suriye heran gözünü İran ve sibirya yeraltı zenginliklerine dikmiş kuduz dalaşımı cılız tahtaravallide cehennem sıratını dolaşıp cıngar koparmaya hırdalaştırılıyor. Almanyada onmilyonlarca içe kanatılarak dışarıya süs sattırılmış süpermarket mumyası cinnet, gelir dağılımı ölüden yağ çıkaran can yakımlarından klematoryum postasına emsal teşkilinden kendi kendini sessiz sedasız intihar ettirme eşiğinde.
Ve temmuz ikibinonikide Türkiyede, artık hiçbir işlemde üniter imzası bulunmayan kıyak maaşlı mebusan, ' hay allah senden razı olsun ' motifli yeni çalıp çırpmalar için harıl hutul ve toplucaman, ara nefesli sazlarda yu- huuuuu çekerek, yuro-amerikan dirinkbarda bardağı çoktan taşmış sarhoş naralara taze enerji depolayan votkalıkta, elturkocuk viskide...


Seyfi Karaca........Temmuz / 12
Seyfi Karaca3502 şiiri bulunuyor
Paylaşabilirsiniz:
2.5/5 Toplam verilen oy :
Ekleyen Kullanıcı : Seyfi Karaca