Sensiz uyudum dün gece
Ilk defa örttü yalnızlık üstümü
Bilmezdim yalnızlığın acımasız soğunu
Aklıma düşen her anı birer kor misali dağlar yüreğimi
Söyle bu kaçınçı hasret
Söyle bu kaçıncı son buluş
Hadi söyle bu yürek sever mi yeniden ...
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Yanaklarına düşen iki damla göz yaşı
fırtınalı günlerin tortuları
zamana yenik bedenin
hergün biraz daha yok oluşuna
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Gürültülü gündüzlerin molası
Sessiz gecelerin
Soluğunda gizliyken,
Adımların gündüz
Kalemin gece yürüsün
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Sen gözüme değdiğinde,
Ben onsekiz yaşındaydım.
Başımı öne eğdiğimde,
O çemberin dışındaydım.
Sen ittin dışarı,
sen eydin başımı.
Aşktı senin adın,
sen neydin aşımı.
Aşk değil dert aşıladın gittin.
Bir şırınga kadarmıydınki bittin.
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Bu, sana son bakışım,
gözlerini kırpmadan ,gözlerime bakta öyle git.
Bu ,sana son sözüm,
kulaklarını tıkama,dinle son sözlerimi de öyle git.
Bu,sana son dokunuşum,
korkma,hisset sıcaklığımı da öyle git.
Bu,sana ellerimi son uzatışım.
tut,tut da öyle git.
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
ÇOK GÖRDÜM CANDAN SEVENİ ZORU GÖRÜNCE TERK EDİP GİTTİ UNUTU BİTMEZ SEVDAYI DEMEK HER SEVENE ALDANMAMAK LAZIM TAKİ GERÇEK SEVENİ BULANA KADAR BİLMEMKİ O GERÇEK SEVENİDE BULDUĞUN ZAMANDA O GERÇEK SEVDAYI YAŞAYA ÖMÜR YETERMİ
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Gözlerim uykusuz
Dilim lal olmak üzere
Düşün ki hayat zulüm olmuş insana
Bir yarım ay gökyüzünde
Aylardan bir doğum günü
Yıllardan yaşada gör
Nedir hayat
Neydim ben
Neydin sen
Bak gözyaşıma kan karışık
Yarım tebessüm
Yar sevdan
Ağlama ben
Sende ağlama
Bitmez sevda...
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
rahatsız ediyorsa bakışlarım kaparım gözlerimi bir daha konuşmam
kırıyorsa sözlerim bir daha konuşmam
varlığım rahatsız ediyorsa öldürürüm bir daha karşına çıkmam
fakat rahatsız eden sevgimse üzgünüm buna engel olamam...
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Kimsesisizim ben bu parkta
Üşüyorum demir bankta
Korkunç etraf gece soğuk
Yıldızlar beni ısıtmıyor
Yağmur yağar üstüm ıslak
Sırtım açık örter yaprak
Kardeş uzak insanlar tuzak
Bilemedim hiç sıcak kucak
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Seni unutmak ölmek demekti
Ölmek sensizlik demekti
Anlayamazsın bende bıraktığın izi
Yarım kaldı aşkın son perdesi ...
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
En güzel günümüzdür,
Demokrasi ürünüdür,
Atatürk'ün eseridir,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Vatandaşın hür sesi,
Vatanımın neşesi,
Kucaklıyor herkesi,
Yirmi Dokuz Ekimler.
Cumhuriyet kuruldu,
Türk'ün sesi duyuldu,
Törenlerle kutlandı,
Yirmi Dokuz Ekimler
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Soğan ekmek yerken aldığım keyf var ya
Bunun ne tarifi var ne tekrarı var
Hani ağzımızın bir suyu akar ya
Bunun ne tarifi var ne tekrarı var.
İçinde cevizler, Antep fıstıkları
Önüme koysalar bütün tatlıları
Bir daha yakala de bu zamanları
Bunun ne tarifi var ne tekrarı var.
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Her şehriyle bir başka
Benim güzel Türkiyem
Çiçeğiyle böceğiyle
Bir başkadır Türkiyem
Memuruyla,polisiyle
Askeriyle,milletiyle
Genciyle,yaşlısıyla
Bir başkadır Türkiyem
Her ırkdan insanlar
Toplandı bu ülkede
Irkçılığa yer yok
Benim Güzel Türkiyemde
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
butun masallari tutustu cocuklugumun
aciyi bir mayin gibi gomduk topraga
simdi alevlerle yaziliyor guncemiz
gocuyoruz
yurek bir yangin yeridir artik
kalmadi ardimizda su dokenimiz
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
güzel sen
bir ayrıcalığın yok
sen güzel değilsin zaten
güzel sen
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Şimdi dikenli bir hüzündür kaplayan ruhumu
Ağrısı yüreğimde bin acı
Bir ateş denizine düsmüş gibi,
herşeye küsmüş gibi,
yanılgılar içindeki yanıklarda,
kül olan çoktan ölmüş
E.EREN
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Bende mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
senden arta kalan sacından bir tel,
birde yüregime düşen gölgen,
tek hatırladığım ise
hiç unutamamam.
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
seni tanıdğım gündem beri yaşama bin kat bağladım dünyayı sevgiyle kucaklıyorum her şeyde seni buluyorum yedeğim ekmek içtiğim su solduğum hava kadar değerlisin
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
BIr Gun( Sen ) OluCAk
C eyLAn GIbı URkek KALbım SEnsıZLıgı IStemıyor
İ SpaTI OlumUm SANkı HEr ANım ACı
H AyALleRLE YASAtIm DUsuNEREK SEnı
A NımSADıgım HER ANımDA YOkSun DIe AGladım
T ıTrEK YurEGImLE SENSIzlıGIn YErıne BenLIgını KOydum
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
KUŞ VE BULUT
Kuşçu amca!
Bizim kuşumuz da var,
Ağacımız da.
Sen bize bulut ver sade
Yüz paralık
.................. Orhan Veli
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
sevmek karanlığın kapısından aydınlığa bir avuç ışık uzatmak
sessizliğin ortasından çığlık çığlığa bir haykırış
delice bir iklim yaymak yer yüzüne
karanlıkların ortasından doğan bir gök kuşağı
yeni bir bahara umut
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Gözüni süzme bîmâr öldürürsin
Saçın çözme giriftar öldürürsin
Begüm bir bûseyi bin câna satma
Ko bâzârı harîdâr öldürürsin
Demişsin ki yolumda ölmez Ahmed
Bir öldüm bir de tekrâr öldürürsin
Açıklama: Mefâîlün mefâîlün faûlün
Ahmed Paşa (öl. 1497) — telif süresi dolmuş
Kuşlar uçar,
Ben koşarım."
Onların kanatları var,
Benim kanadım kollarım.
Kuşlar kanadını çırpar,
Ben de kolumu sallarım.
Uçun kuşlar, uçun kuşlar,
Hepinizle yarışım var.
Tevfik Fikret (öl. 1915) — telif süresi dolmuş
Çile, çekmeyen insan varsa
Bir adım öne çıksın,
Ona
Saygı borçluyum...
Anonim — yazarı bilinmiyor (kamu malı)
Eğilmez başın gibi,
Gökler bulutlu efem!
Dağlar yoldaşın gibi;
Sana ne mutlu efem!
Oyna, yansın cepkenin;
Yansın güneşten tenin!
Gün senin, şenlik senin;
Bayramın kutlu efem!...
Ömer Bedrettin Uşaklı (öl. 1946) — telif süresi dolmuş
Garibim
Ne bir güzel var
Avutacak gönlümü
Bu şehirde,
Ne de tanıdık bir çehre;
Bir tren sesi
Duymaya göreyim
İki gözüm iki çeşme.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Şimdi kılıksızım, fakat
borçlarımı ödedikten sonra
ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak
ve ihtimal sen
yine beni sevmeyeceksin.
bununla beraber pazar akşamları
sizin mahalleden geçerken,
süslenmiş olarak,
zannediyor musun ki ben de sana
şimdiki kadar kıymet vereceğim ?
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Hiç bir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar.
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi.
Ayakkabısı vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah'ın adını
Günahkar da sayılmazdı
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye...
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
İstanbul'dan ayva da gelir, nar gelir,
Döndüm baktım, bir edalı yar gelir
Gelir desen dar gelir
Günaşırı alacaklılar gelir.
Anam anam,
Dayanamam,
bu iş bana zor gelir.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Cep delik, cepken delik,
Kol delik, mintan delik,
Yen delik, kaftan delik,
Kevgir misin be kardeşlik !
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekanlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Baka kalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Güzel kız, sen küçüklüğümde;
Bahçemizdeki erik ağacının
En yüksek dalına kurduğum
Öksenin üstünde dolaşan
Saka kuşu kadar
Sevimli değilsin.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Annemi ölmüş gördüm rüyamda.
Ağlayarak uyanışım
Hatırlattı bana, bir bayram sabahı
Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
Ağlayışımı.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Uyandım baktım ki bir sabah,
Güneş vurmuş içime;
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm,
Pır pır eder durur, bahar rüzgârında.
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
Cümle âzâm isyanda;
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
Kulşara,
Yapraklara.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Çayın rengi ne kadar güzel,
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
İlk yemişini bu sene verdi,
Kızılcık,
Üç tane;
Bir daha seneye beş tane verir;
Ömür çok,
Bekleriz;
Ne çıkar?
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Ne kadar severim o insanları!
O insanlar ki, renkli, silik
Dünyasında çıkartmaların
Tavuklar, tavşanlar ve köpeklerle beraber
Yaşayan insanlara benzer.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Pencere, en iyisi pencere;
Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
Dört duvarı göreceğine
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Gözlerim,
Gözlerim nerde?
Şeytan aldı, götürdü;
Satamadan getirdi.
Gözlerim,
Gözlerim nerde?
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
Kargalar, sakın anneme söylemeyin!
Bugün toplar atılırken evden kaçıp
Harbiye nezaretine gideceğim.
Söylemezseniz size macun alırım,
Simit alırım, horoz şekeri alırım;
Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,
Bütün zıpzıplarımı size veririm.
Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!
Orhan Veli Kanık (öl. 1950) — telif süresi dolmuş
"Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın."
Derdim, sana baktıkça, a bîçâre kitabım!
Kim derdi ki: sen çök de senin arkana kalsın,
Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım?
Mehmet Akif Ersoy (öl. 1936) — telif süresi dolmuş
Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
"Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
[Safahat: Yedinci Kitap]
Mehmet Akif Ersoy (öl. 1936) — telif süresi dolmuş
Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
[Safahât: Birinci Kitap]
Mehmet Akif Ersoy (öl. 1936) — telif süresi dolmuş
Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde.
Eriyorum gitgide;
Elveda her ümide.
Gurbet benliğimi de
Bitirmiş bir içimde.
Ne arzum, ne emelim...
Yaralanmış bir elim
Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde.
Kemalettin Kamu (öl. 1948) — telif süresi dolmuş
Saçların yine solgun,
Bağrın elemle dolgun,
Nereye yolculuğun
Yeni bir gurbete mi?
Ben de bir kuru yaprak
Gibi seninleyim bak,
Zülfüne takılarak
Oldum gönül veremi
Gözlerim dolu melal,
Yüzün bir ince hilal,
Giderken beni de al
Beraberine emi?
Kemalettin Kamu (öl. 1948) — telif süresi dolmuş
Nasıl istersen öyle dinle, bakın:
Dalların zirvesindeyiz ancak,
Yarı yoldan ziyâde yerden uzak,
Yarı yoldan ziyâde mâha yakın.
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Bir Acem bahçesi, bir seccâde,
Dolduran havzı ateşten bâde...
Ne kadar gamlı bu akşam vakti...
Bakışın benzemiyor mu'tade.
Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar,
Dalmış üstündeki kuşlar yâda;
Bize bir zevk-i tahattur kaldı
Bu sönen, gölgelenen dünyâda!
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Şu bakır zirvelerin ardından
Bir süvârî geliyor kan rengi.
Başlıyor şimdi melûl akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi!
Bir bakır tasta alev şimdi havuz,
Suya saplandı kızıl mızraklar.
Açılıp kıvrılarak göklerde
Uçuyor parçalanan bayraklar!
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Dönsek mi bu aşkın şafağından
Gitsek mi ekaalîm-i leyâle?
Bizden daha evvel erişenler
Ağlar bugün evvelki hayâle.
Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek
Düştüyse gönüller bu melâle?
Bir eldir ufuklardan uzanmış
Zulmet bizi çekmekte visale...
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Âteş gibi bir nehir akıyordu
Rûhumla o rûhun arasından
Bahsetti, derinden ona hâlim
Aşkın bu unulmaz yarasından.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan,
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre âlevdir bu karanfil,
Rûhum acısından bunu bildi!
Düştükçe, vurulmuş gibi, yer yer
Kızgın kokusundan kelebekler,
Gönlüm ona pervâne kesildi...
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Akşam yine toplandı derinde...
Cânân gülüyor eski yerinde
Cânân ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havz üzerinde,
Meh-tâb kemer tâze belinde
Üstünde semâ gizli bir örtü
Yıldızlar onun güldür elinde...
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Bir gamlı hazânın seherinde
Isrâra ne hâcet yine bülbül?
Bil, kalbimizin bahçelerinde
Cân verdi senin söylediğin gül!
Savrulmada gül şimdi havâda,
Gün doğmadan bir başka ziyâda...
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
İşveyle, fısıltıyla, gülüşle,
Olmuş şeb-i sevdâ yine bî-hâb
Oklar gibi saklanmada kalbe,
Düştükçe semâdan yere meh-tâb...
Bûseyle kilitlenmiş ağızlar
Gözler neler eyler, neler işrâb;
Uçmakta bu âteşli havâda
Vuslat demi bir kuş gibi bî-tâb...
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş
Gün bitti. Ağaçta neş'e söndü.
Yaprak âteş oldu. Kuş da yâkut.
Yaprakla kuşun parıltısından
Havzın suyu erguvâna döndü.
Ahmet Haşim (öl. 1933) — telif süresi dolmuş