Şiir • Bilinmiyor

Yesyeni Tanrı Acantacılığı

Yazar / Şair

Seyfi Karaca
person

Gırtlak gırtlağa boğup boğazlaşan alışverişsizlikle küs

Doksanlık kınsız açılardan durumu lehine çevirme gayretlisi kotanjant

Her ne zaman nerde ne biçim sıkışırsa hipotenustan kenar çalan saltanatı şapşahane

Ortaçağ böyle bir yerde başladı din ve kilise elden gidiyor diyen divitten

Moğollar böyle bir kızgın kişneyişte azgın atlara bindirdi cengizi

Buda böyle bir bayırda upzuzak ve uzunca oturdu ağacın

Sen tanrısın diye seslendiğini sandığı gölgelerini

Şan kayşek böyle bir yerde bıçak çekişti yeni tanrı kim olacak sorusuna bedelli Mao'ya

Kubilay gitti böyle bir yerde Çin hanedanına damat kıyıldı aslını neslini unutaraktan

Dariyus böyle bir tepeden tahtından yıkılışını seyretti kendini ilah bellediği yanılgılardan

Kadeş böyle ilk yazıtlarına geçti yeni tanrı bulgularında anlaşmaya varan insanla

Bütün ayrılan çözülmeler

Ve kaynaşan yabancılılıklar

Ve dünyadan silip süprülen nesli tükenmiş dünler yarınlar

Westfalya'da

Wersay'da

Yalta'da öldüreni ve sağ kalanı

Giriştiği ölüm kalım gırtlaklaşmasında aynı anda kutsayarak

Hep yeni tanrı arayışlarına kendi kafalarından kurguladıklarını kayıt ve şarta bağladılar

Yoksa dostluk fotoğrafları değildi bacak bacak üstü sırıtan

Ve sıradaki katliamlara kafasını kurcalayarak somurtan pozlarla tüten cigara

Dün değil evvelisi gün...

Elisabet mesela...yukarı katı

Alt katla avamlık lordluk ingiliz işi avluya toplayıp

Fransada Normand köylüsü Patatesçi Hollande' nin kulaklarını çınlatacak kadar sosyal

Bi-sosyal...

Altmışıncı tahtına taç giydiğinin karma komisyonunca yazılmış bildirisini deklere etti

Çocuklara iyi bakın...

Maaşı tek kendiniz yemeyin

Oburluğunuzdan kısıp fukara fakire de dağıtın ulan...!

Gibiye gelen Robin Hud' çulukla...kuluçka kuluçkaya...

Dikkat ettim...avludaki demokratik monartik mort sus sürüsünden tık yok...!

Hemen hemen hepsi yetmişlik yaşını başını mezara sokmuş şaraplar gibi sallantık...

Dedim ki...hiiiiç şansın yok senin bunlar yeni tanrı arıyorlar yine ey Bob Dilan...

Yeni sözleşme..

Yeni deklerasyon

Yeni yılgın ve yorgunlar kalabalığına yeni sus payı ve açlıktan nefesi tükenmişlere

Yesyeni dişi dibinde çiğnemliğe afyon...

Acımasın diye uğradığı kıyım ve çile

Yeni mantar kafalı Beet volümden davul dümbelek diye

Hiç şansın yok dedim kendi kafasına göre büyümek için ilerde günü doğacak

Tanrı tahtında insan oturmayan takvimlere

Bu morukluk böyle sürüp gittikçe...ben ve Filip diyordu Elisabeth...

Sahi...

Yan koltukta kımıltısız oturup duran mumya

Prens Filip' in hiç konuştuğuna rastlayan var mıdır El-hak aşkına...?!

Seyfi Karaca.......Mayıs / 12

"Gırtlak gırtlağa boğup boğazlaşan alışverişsizlikle küs"

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...