Şiir • Bilinmiyor

Yaz

Yazar / Şair

Gülten AKIN
person

Sevdiğim yaz geldi yine

Karıncalar ve sineklerle çıktık yeryüzüne

Barbunla lüferle marulla zeytinle

Uzaklarda kaldı nisanları basan sis, bun, yağmur

Karadeniz'de bir mavi, çocuklar sevinsin diye

Şairler sevinsin diye sevdiğim, yaz geldi yine

Altmış sekizdeyiz. Kırkı ve elliyi gördük.

Altmışın içinde yaşadık, suç işledik

Bildiriler. Beş Mayısta Saat Beşte Kızılay'da

Ve hepimiz biryerlerde işi olan

Ankara devrime üs kimliğinde

Yedi yaşındaydık kırklarda, üç yıl gittiler askere

Övündüler savaşa girmedik diye, hâlâ övünmedeler

Yedi yaşında kuraldır aç gitmek okula

Çürüyen buğdayların yanında, kürklerin ve pırlantaların yanında

Aç gitmek okula, öğlen belki bir simit bir portakalla

Sıska olmak, çirkin olmak, utanmak ayağından

-Ki sürer gider etkileri sonra-

Dişlerdeki hastalıkla saçlardaki hastalıkla

Ellerde sırasız titreme ve çarpıntı

Ürkme utanmaktan utanmaktan

Şeker bulamama top bulamama bebek bulamama

Defter kalem kitap günler süren ağlamalarla

-Ki her yalnızlıkta sürer gider sonra-

Övündüler:

-Savaş bizden uzakta

Savaş bizden uzakta, bizim hünerimiz ve aklımızla

Öyleyse bir villa daha, bir kürk daha, bir avrupa daha

Kara taşıtlarda bembeyaz besili kahkaha

Bir demet maydanoz bir sepet yumurta bazan da

Aylık elli lira ve asker tayını doksan kuruş karşılığında

Kara kara kara

Ankara

Dışarda savaş.Yeni bir roma yapılırken

Eski bir roma yıkılmada

Kurtların türküyle gezindiği bir dünya

Ve köpekler uzun bir bahar kızgınlığında

Kan, ateş, bitmeyen açlık, çürüyen Avrupa

Tröstleri, bankaları, borsalarıyla

Erdem ve yiğitlik ve kancıklık en keskin yanlarıyla

Ve Asya, Asya ağır bir kuştur uzun uykularda

"Sevdiğim yaz geldi yine"

Pay verir bir yerlerinden, uyusun diye boyuna.

Yıl Elli. Yaz gelmişti sevdiğim yine

Sanmam ki yaş onyedi olsun o yaşlılığımızla

Sanmam ki o kadar olsun çocuk kalmışlığımızla

Kim karıştırdı herşeyi, ne hakla, ne diye

Nasıl birikmiştik bu kadar acele

Sevgiyle, utançla, boşvermeyle, kinle

Bağışlamayla, bozan sulandıran bağışlamayla

Mayıslar güzeldir.Yiğittir taş yontucular

Suları delikli taşlardan geçiren

Türkücüleriyle, küfürbaz balıkçılarıyla

Mezar kazıcılarıyla, salyangoz devşiren kızlarıyla

Geveze ve güleç kadınlarıyla, yün iğiricileriyle

Kıran görmüşleriyle, açıkgöz pazarcılarıyla

Hele devrimcileriyle, hele devrimcileriyle

Yanıla yanıla yanılmaz olan devrimcileriyle

Mayıslar güzeldir.

Oynar sabahlaradek baylar ve bayanlar kanser adına

Acınır körlere ve yoksullara makbuz karşılığında

"Eşsiz insan ve değerli" kara manşetler

İşsiz işadamlarına

Yaz geldi sevdiğim naftalinli giysilere

Küflenmiş turşulara bozulmuş reçellere

Otura otura kokmuş bilinç uzmanlarına

-Ey kendini kimya sanan o geçersiz kimya-

Aptalıyla, âşığıyla, dertlisiyle

Kalem kaşlısıyla başı bitlisiyle

Naylon çoraplısı uyuz atlısıyla

Yaz geldi Anadolu'ya

Anadolu'ya

Ey kendini kimya sanan o geçersiz kimya

Sen otur yerinde, sakın kıpırdanma

Bir toplumcu İsa gibi uğra arada bir

Kıyıda dur, ortada bulunmak için sırasında

Mayıs kendi sularından iner Anadolu'ya

Mayıs kendi dağlarından iner Anadolu'ya

Sevdiğim yaz geldi yine

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...