Şiir • Bilinmiyor

Yağma Ofisi Karakolistanbul

Yazar / Şair

Seyfi Karaca
person

Petrol somururken hava

Esrarengiz afyonlar keşlerken havasını anca bulan kafadar

Dallar bir şekil sallanıyor safari avcılarının balta girmemiş ormanlarında

Güller narkotik kokuyor cinayet şebekecisi silah tüccarlığı ölüm pazarlıklarından

Gittikce resmin negatifi daha da bir hasıraltı harman ediliyor

bu çakal sofrasında ortalık pusu ve sus...

Kemik siftinme payıyla piramidin ağır taş işcileri

Biraz da kendi kuyusunu kazıyan kraldan çok kral yalakacısı

Mezarcı mı mezarcı hardal rengi insan buuuuz...

Yanık çöllerinde ortadoğunun

Uzak doğunun

Afrikanın...kalan dünyanın...

Sarayını genişlettikce ne işgale doyuyor,

Ne susadığı kana ejderjin vampir

Yedi milyarı aşmış nüfusun istediğimi asarım

İstediğimi keserim

İstemediğimi batırır gömerim

Ağzından burnundan eğer istersem

Tozarsa kafam dumanederim dünyasını

Burnundan getiririm emdiğini diyerek aç ve açıkta bıraktıklarını

Gittikce kararıp kayboluyor hayatını giydiği yoksulun siyahıyla

Kırankıranlarda can çekişen

Sökülüp atıldığı kalbiyle evsize barksıza dünyasıza

Bir deri

bir kemik

Bir ölüyavan dersen az bile azat bilinmeze..

İstanbulu yaygara yaymanın başofisi seçmişler efendiler ve beyler

Karakolu iyidir diye ve nasıl olsa bizim dükkandır diye

çarşısına bazarına hakim...

Puro dumanlayıp, deliriyum suyundan şaraplıyorlarmış

Petrol somurup, zindan demirtlenip, ölüm kusarak sağa sola

Günde kendi rakamlarıyla en az

bir milyar insanın sayelerinde ölüm adayı aç- susuza çıplak sererek süründüğü

Bağına bostanına bakışıyorlarmış geniş camlarından hozan uzakların

Ayakaltında istanbul harap, tepede haydutlar kudurgun

Tabladaki küllüğü konuşuyorlarmış çullanmış çapulculanmış çaylaklar gibi

Ağız artıklarında kirli laflar ettikleri

Kendi ceplerinde koz niyeti yoksulluk..

Seyfi Karaca....... Mayıs / 11

"Petrol somururken hava"

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...