Şiir • Bilinmiyor

Sunu

Yazar / Şair

Nevzat ÇELİK
person

I

güneşi hiç görmedim penceremde

ne ay doğdu geceme ne bir yıldız

hem sıkış sıkış hem çöl kadar ıssız

beş yıldır bir şeyler soluyor içimde

II

dal olsun diye kuşa uzattımdı kolumu

omuzlarıma kadar ekmek ufaladımdı

yanılıp da bir kez bile konmadı

inip üç adımda bitirdim yolumu

evet üç adımdabir tokat

gibi çarptı yüzüme duvar

dibine çöküp avuçlarımı açtım fakat

hangisine sapsam ne çok yol var

el eli çoğaltmayınca bir yerde

uçurumlaşıyor avuç çizgisi de

tek başıma yürüsem şimdi

barbaros bulvarı'ndan beşiktaş'a

bir vapura binsem ya da motora

—kaptan dümen kır üsküdar'a—

düşteki gibi ansısam birden

koyun gibi yatırılıp kazınmış saçımla

ayakkabısızlığım.. pantolonsuz bacaklarımla

içinizde aykırı bir yaşamım ben

ihbar polis filan.. güvertede tutuklanmadan

balığın üstüne martının altına

yarı yolda kaldırıp gövdemi atsam

bulurdum kendimi ayaklarımın dibinde

beş yıldır bir şeyler sürükleniyor içimde

yıllarca mektupsuz kitapsız bırakıldım

bir elimle yazdıklarımı

okudum diğer elimle

beş yıldır beş koca yıldır

bir şeyler kopuyor içimde

III

şortum ve şıpıdık tokyalarımla gördünüz

beni haydarpaşa hastane girişinde beklerken

güneş yanığı teninize renk renk giysilerinize bakarken

uzun zincirlerle bağlı kollarımı süzdünüz

imgeleminiz hemen de devindi

—deli bu deli—

yüzdeki buruşmadan

duymasa da anlıyor insan

biraz kötücül biraz acımaklı

baktınız yüreğimi şaşırdım

dürterek birbirinizi

gizliden fısıldaştınız

sıkıca kavranıp kollarımdan

özenle geçirildim aranızdan

—sizi mi koruyorlardı beni mi bilmem—

çocuklarınızı kaparak çamurmuşum

gibi sıçradınız iki yanıma

ama soru sorandır çocuk-baba

anne kim neden bu amca...

bir çift dikenli tel yumağıydı gözlerim

ağlayamadığımca ağladım yanıtınıza

IV

gün batınca çocuklar erkenden

masallarını dinlemeden derin bir uykuya

bir yunus dalıp çıkıyormuş gibi suya

kalkıyorlar gözlerinde yıldız gülerken

"I"

bendim öpen bendim silen

anne diye üşüyen korkularını

ellerimle şafak yangını yıldızları

bendim gözlerine koyup giden

sabah bir parça da anneler

beni öpüyorsunuz

bilmeden tadımı taşıyorsunuz

günboyu sıcacık dudaklarınızda

yaslandığınız ağaçta benim sırtım

çiğniyorsunuz sokakta ayak izlerimi

kokladıkça açan güzelim çiçeği

ansıyın bir zaman yakama taktım

geçerken kulaklarınıza uğultular geliyordur

evet siz de vardınız taksim alanı'nda

hepten unuttuğunuza inanmıyorum mutlaka

omzunuzda omzumun sıcaklığı duruyordur

V

duysanız anlasanız bir kez beni

böyle tek başıma geceleri

çığlık çığlığa kalkmazdım

ellerimin arasında kanayan alnımla

çatlak bir duvar gibi bakmazdım

bir elime ateş ötekine barut

çizgi çizgi ben mi kazıdım

değmesin diye bağlasa mıydım

açlık ve ölümle yağarken bulut

gençliğimi kakıp durmayın başıma

bugünden yarına akardım

bir bilseniz neler yaşadım

yüzyıl bebek kalır yanımda

VI

asıldım yüreğinizin kapısına

acıyı sevince bölerim

su gibi yaprak gibi gülerim

çıkmayın dokunmadan bana

bir orman gibi yürüyüp elbet

varacaksınız ortasına yolun

ben yatarım bin müebbet

siz çiçeklene-dallana durun

Ocak 1985

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...