Şiir • Bilinmiyor

Su Küstü

Yazar / Şair

Bülent Aydınel
person

Çaresizlik gelir oturur eskimeyen duyarlılığınıza

Günleriniz hep meşgul, ömrünüz hep feda üstünedir

Bu iklimi susuz serüvenlerden güneşledik göç zamanında

Lacivert karanlıklarda ve dağ başlarında

Siz o zamanlar çizgisiz dosya kağıtlarına ödev yapıyordunuz

Tam o an tahliye olduk gönüllü hapishanemizden

Yurdumuz uzaktı, parasızdık, çevresizdik

Yürüyerek tükettik gurbeti

Geç kalmışlığımızdan şikayet etmeyiniz

Ne iyi etmişsiniz ki bizi beklediniz

İstasyonların bir sonuç olmadığını okullarda öğretmiyor eksik öğretmenleriniz

Bilimsizlik bir çeşit kestane şekeridir, aç kalsanız da yemeyiniz

Biz külhanbeyi ve pehlivan tefrikalarını kemiriyorduk siz küçükken

Son dizesine mahrumiyet yazarken bu şiirin,duymadık sesinizi, ne demiştiniz

Kuytu bir kayalığında en ıssız adanızın ateşler yakmadaydınız

Hava bulutlanmadaydı, yağmurluk getirdik size neredeydiniz

Sessizce çatlar kaya,dağ eskir, nasıl üşürsünüz bilemezsiniz

Gözden düşmüş bir ağrıdır iç geçirmeleriniz eksik saatlerde

Aklımızdan geçenleri söylesek bir dert ama anlarımızı bilseniz delirirdiniz

Gündüzü kundakta geçiren gece gezgincisi yalancı tarih yazıcıları

Dün bu çataktan geçtik dağınızı keşfetmeye neredeydiniz

Kerem’den Ferhat’tan söz ettiniz ya terennüm nöbetlerinizde

Kan fırtınasıdır aşk demediniz bir gün

Anlamadık neydi derdiniz

"Çaresizlik gelir oturur eskimeyen duyarlılığınıza"

Kanadında karanfil taşıyan kartallar vardır bizim köylerimizde

Güz zamanı kahverengi uçarlar

Biz onlarla kül biçimi yaşardık

Siz bir kez bile görmediniz

Adınıza türkü devrinden uyaklar ürettik bu cenk meydanından giderken

Göz yaşlarınız utandı, akmaz oldu, bir kez bile ölmediniz

Aşkı duvarlara yazdınız elbet

Elbet lütufla doğruldu yalnızlığınız

Ay ışığına kor düşler yakıştırdınız ama sevgilinizi bir kez bile öpmediniz

Şeftali, nar, üzüm getirmiştik tersine büyüyen ağaçlarımızdan

Göğsünde çiçekler açan şahinlerin sarp yuvalarında sunduk size

Niçin yiyemediniz

Su küstü gülüşünüze kurban kestiğiniz kitaplarda

Bu öykü çaresizdir, kütüphaneleri kirlettik demediniz

Meçhul ve metruk kulaklarınız vardı

Bağıra çağıra bir dağ geçti yanınızdan işitmediniz

Kırda küçük kendine büyüyen dallar olur ya ağaç diplerinde

Denk gelirseniz kırmayın

Kimi zaman kaşları çatık bir gemiciyle uyanırsanız

Denizleri vardır, çok rüzgarlı aldırmayın

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...