Şiir • Bilinmiyor

Sol Anahtarının Çengelinde Kirinden Arınamamış Bir Yürek Asılı

Yazar / Şair

Tahsin Özmen
person

“bazıları kendilerini temiz…birilerini kirli

kendilerini doğru...diğerlerini eğri görür”

oysa...;

-Dünyaya isteyerek gelinmez

cennet de cehennem de kimin cebinde bilinmez-

.

hiçbir ehl-i namusun ar perdesi…

durup dururken delinmez

pamuk tarlasında zenci kuş olmaya benzer

tüm anıları tecavüz işgaline uğramış bir fahişenin…

mazisi mendille silinmez

içine konmadık ne var ki zaman kazanının

tövbesini arayan günah da

av tarlasında vicdan arayan avcı da…

sonunda ne bulur bilinmez

.

zira gelecek…

bilinmezin yurdudur

dün ise…

ağız dolusu keşkeler kuyusudur

nereden eseceğini bilmek gerek rüzgârın

bazı yangınlar felaket olur

bazıları iç ferahlatıp yürek soğutur

.

oysa…;

üşümez hiçbir yüce dağın doruğu…

busesini daima göğe kondurur

bir bulutun omzuna koyamazsa başını

ecelini çağırır her kuş…

ne zaman ki kanat çırpmayı unutur

.

inceldiği yerden kopmayınca zaman

gövdesine ağır gelir başak

ve insanı üzüm tanesi gibi sıkar hayat

masumiyet mi kutsiyet mi açmazında…

acıdan ızdıraptan taşar Fırat

o hayat ki;

-kristal bir vazodur-

insanın kurt yanının kuzu yanını yememesi …

barışık olma mücadelesiyle geçer çoğu zaman

doğrularını alıp gider herkes… faili meçhûldür her yalan

oysa -evrildikçe insana…

yanlışın çoklarından arınıp…

doğrunun sere serpe kucağına düşer adam olan-

.

zira her yanlış…

-yapanı yutmaya hazır bir çukurdur-

hangi çukur…içine biri düşmeden ağzını kapatmış ki

hangi ehl-i namus durup dururken ar perdesini yırtıp atmış ki

.

kimse istemez…

kokusuna kurban menekşe misali solmayı

darağacında dal

yanma meyline yenik düşmüş kor olmayı

.

linç kapkara…öfke kıpkızıl

namus…üstüne basılmış mayın

içerde delişmen bir arzu…ağır mı ağır

oysa…;

meyve sevdasına ağaçtan düşen…

ancak insaflı bir el’le ayaklanır

zira hoşgörü toz pembe…

umut çelik gibi…yalçın kayadaki sabır

.

-yaprak dala…insan insana tutunur

yoksa ömür…

yorgun bir uçurtma gibi yere çakılır –

/…velhasıl…

sol anahtarının çengelinde kirinden arınamamış bir yürek asılı

ya ölümü doyuracaksın eceli emzirip…

yani koparacaksın yeşili dalından

ya da kemanın kırık telinde bir kumrudur deyip

ezgiler uçuracaksın…yaşamın gülümseyen yanından…/

"“bazıları kendilerini temiz…birilerini kirli"

//…yine de…;

ne güller…kokmaktan usanacak

ne de gönüller…güle kapanacak

üflesen…cehennem tutuşacak

içine çeksen…cam kırıkları doluşacak

.

zira seyircisiz de oyuncusuz da hayat sahnesi olmaz

güneş vurulmaz

içeri güneş aldı diye...

bir kentin tüm pencereleri kırılmaz

-duvar dediğin yosununa katlanır-

ve -karanlık...

ancak ışıkla yıkanır-

.

saat hep öfkeye kurulmaz

kanayan yaraya töre basılmaz

başaklar…sadece hasat için tırpanlanır

.

diken olmayı kim ister ki...

gülün göğsünde ışıl ışıl çiy damlası olmak varken

zira yaşam rengârenk

oysa…;

cennetin karşı kıyısı cehennem…//

1984

tahsin özmen, bez bebekler de üşür, çatım ajans&baskı

yay, ank, 2006

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...