Şimdi Büyüyorum Büyüyorum Mekke…
Yazar / Şair
Hamdi OruçMekke büyüyorum sofranda...
Toprağındayım Mekke
Çınar gibi maviliğe yürüyorum...
Mekke büyüyorum sofranda...
Bu günü diledim seherlerde
Maviliğine açtım ellerimi göklerin
Nehir gibi aktım geldim
Engelleri yıktım geldim Mekke
Mekke büyüyorum sofranda...
Geç kaldım geç kaldım mekke
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Pervanesi olduğum şehir
Mavi denizim dünyanın kalbi...
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Işıkların damarları dünyamın
Gökler sende tarla bulutlar kara koyun
Göklerinin maviliğinde
Bozulur oyun
Baktıkça bu mavi göklere
Bükülür boyun...
Göklerinde bir adres
Arıyorum …
Büyüyorum
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Bahar gelmiş bahçeme
Meyve dalında meyve
Eylülde soyunur ağaç
Dalları duadadır…
Kollarım ağaç dalları gibi
Açık göklere
Secde secde
Gönlümde bir saray
Kuruyorum
Büyüyorum
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Yolum bir nehir
Secdede su
Damla damla
Gül izlere yüz
Sürüyorum …
Büyüyorum
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Adı anıldıkça
Kanatlandı uçtu rüzğar
Rüzğar kanatlı
Gönlüm atlı
Adım adım
Ateşine giriyorum Mekke …
Büyüyorum Mekke
Yıldız yıldız
Yırtıldı gece
Ayet ayet
Çözülür yıldız sayısınca bilmece
Ayet ayet
Zincirlerimi
Kırıyorum …
Büyüyorum
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Şükür Allah’ım şükür büyüyorum
Oyuncaklarını attı çocuktu gönlüm
Sende büyüyorum büyüyorum Mekke…
Medine büyüyorum sofranda
Büyüyorum Medinede
Gönlüm gül izler aradı Medine'de …
Büyüyorum
Şu gönlüm Veysel Karani
Ah develerin hala önünde mi gönlüm
Büyüyorum
Rasul’ün gül kokusu gelir uzaktan
Yanar Veysel
Gül olur Veysel…
“Dünya gözüyle görmedi güneşini”
Kırdı otuz iki dişini...
Büyüyorum İstanbulda şimdi
Hırkası en kıymetli gül …
Kokla öp Veyselim
Güneş onda
Ay onda
Aşk gül onda …
Büyüyorum şimdi
Gönlüm bir evren kadar İstanbul.
Büyütür gönlüm bir hasreti şimdi
Bu çölde iz çiçekleri gönlüme
Hacer –ül-esvedde ellerinin çiçekleri
Medine’sinden uzak sevginin
Mekke’sinden uzak sevginin
En güzel gülün uzağında gönlüm yıllar yılı…
Geç kaldı Veysel ’im Medineye
Bitmemiş bir cümle gibi
Hikayesi önünde Veysel’in şimdi
Büyüyorum
Medinede nurlu sofrada gönlüm
Varlık ağacı aşk meyvesi verir onda
Eylül rüzğarları esmesin aman yaprağında
Bahardan payını alır gönlüm
Büyüyorum Medine sofranda
Bir daha nasip ol bana bahar günleri...
Dertlere derman bu aşkta
Büyütür gönlüm bir hasreti şimdi
Özlenir Mekke
Bahar var gönlüme
Güneş var ömrüme
O güzel Mekkede
Beytullahta nur yağmuru
Bu sabahlara ölünür
Dünyanın gülü Mekke...
"Mekke büyüyorum sofranda..."
Berrak bir nehir olur seccadem
Maviliklere giden sandalım
Masmavi deniz gibi seherler
Gönül mevla ile hep...
Onlar ne güzel günler
Allahım adının bülbülü dilim
Cömertliğin gülü elim
Gözüm seccade pınarı...
Ne güzel gündüzler -geceler
Ezanlar çağırır kullar koşar
Aşkta dirilmek var
Felaha ermek var...
Yaylalar var gönlüme
Bin defa nasip ol bana o bahar günleri...
Büyüyorum sofranda Mekke
Ayrılış var Mekkeden neden
Gönlün hamuru Mekke kokulu
Mekkeden ayrılırken ağladım
Başladı derin hasret
Nereye gitsem gurbet
Büyüyorum Mekkede
Hatırlamıştım o günü
O gün ayrılmıştı nebi Mekkeden
Gönlü mekkede
Gördüm su suya aşık
Göklere çıksa
Bakar denize
Gönlü akar denize...
Büyüyorum Mekkede
Ayrılış var Mekkeden neden
İnandım dal kopsa ağaçtan
Gönlü ağaçta kalır.
Işık ışık büyüyorum
Işık ışık yürüyorum
Ey güneşin doğduğu yer
Dünyada var mı sana denk bir yer
Ey Mekke gönlüm sende kaldı
Büyüyorum şimdi çınar gibi
Evimde iki rekat namaz kıldım
Büyüyorum şimdi
Başlarken "Kutsal yolculuk"
Mekke bir gül gibi çizildi hayalime
Gönlümün rüzgarlardan sorduğu Mekke
Namazım ışık ışık
Büyüyorum şimdi
Valizim elimde
Bir kelebeğim...
Geçen zaman, bahar rüzğarı...
İçim sevinç dolu
Dışım ışık ışık
Bir yıldıza uçar gibi uçağımız
Başın göğe erdi gönlüm
Büyüyorum
Eli yüzü kirli çocuk
O gül toprağa değince ayakların
Bahçen çiçek açtı
Mekke`desin gönlüm
Nurlar ülkesinde
Uyu gönlüm büyü gönlüm
Nurdan yataklarda
Beytullah yedi kat semaya varan nur...
Nurlu Hira
Nurlu mescitler hey
Şu rüzgarlar yakasını yırtar
Öpüp taşını toprağını bu şehrin
Büyüyorum şimdi
Şükür nasip oldu görmek seni
Işık ışıksın kutsal şehir
Aşkın çölünde bir nurlu nehir...
Gel o güzel gün
Bir papatya gibi
Açayım toprağında Arafat'ın
Dua dua açacağım içimi Arafat
Ve diyeceğim
Ağart içimi Arafat
Arafat rüzgarında yak beni
Yanmaya pişmeye geldim Allah'ım
Arafattayım düşüncem süt beyaz şimdi...
Büyüyorum sofranda Arafat
Büyüyorum şimdi
Alnım öp toprağını Müzdelifenin
Müzdelife bir serçe kuşu alnım
Daldan dala uçan öyle hür öyle sevinçli
İçim içime sığmasın Müzdelife
Bakışlarımda tat...
Müzdelifedeyim
Müzdelife ay gibi...
Büyüyorum.
Topla taşları gönlüm
Topla yıldızları
Minada at oyuncakları
Gümüş sevgisini
Dinar sevgisini...
Bir akşam ki,
Ayrılık güneştin tepemde
Sular yandı içimde...
Ayrılık ah ayrılık
Ayrılık ateşten dağların var...
Ayrılamam Mekkeden
Büyüyorum
Medineye bu yolculuk
Unutulur mu Medine
Gece ki ışık ışık
Yolunda iki cihan serveri Medinenin...
O ışıklı yolculuğu anlatsın gökte ay
Medine gönüller için bir Nilsin bu çölde
Nerde devesinin ayak izleri...
Hangi buluttu ona şemsiye olan...
Büyüyorum
Taifi de gördüm
İçimi kanat Taif
...
Ah Taif
Taş vardı elinde Kabilin
Ve senin elinde taş
Ey gölgesine çağıran ağaç neredesin
Gölgen üzüm tadında
Büyüyorum
Ve
Uhut`a vardım
Ah Uhut
Karanfil bahçesi Uhut...
Uhut
Hamzayı arıyor gözüm
Taşa toprağa Hamzayı
Sorar özüm
....
Toprağı gamlı Uhut
Nerde kırmızı karanfilim
Ey Uhut hangi taştı dişini kıran
Büyüyorum
Bir gün vardım Bedir`e
Rüzgarı ağıt okuyan Bedir’e
Sordum Bedire:
Bedir
Nerde aslanların...
Bedir kuyu kuyu
Anlatır nurlu uykuyu...
Mekke mekke güzel mekke
Büyüyorum büyüyorum
Pervanesi olduğum şehirsin
Mavi denizimsin dünyanın kalbi...
Şükür Allah’a şükür
Oyuncakları atıyor çocuk gönlüm
Şimdi büyüyorum büyüyorum Mekkede…
Yorumlar