Şiir • Bilinmiyor

Poyrazlarda

person

Gri gel-gitlerde, dipsiz söz perde;

Ruhum filizlenir yosun gözlerde.

Çok şey konuşturur hasret yarası,

Kendimi aradım sert poyrazlarda.

21.05.12 Bursa

--------------------------------------------------------------------------------

Hemhâl

Gözlerim kalbime yakarışlar sâl

O’nun ahlakıyla olayım hemhâl

Manevi arınma dua ve tövbe

Ötelere götür beni benden al

18.05.12 Bursa

--------------------------------------------------------------------------------

Hatırlayabilsem

Ağır rüyalarda yürüyorum saati şaşırtarak

Vuslata koşturuyorum kan ter içinde

Ben rüyayı severim aslında

Mışıl mışıl gönlümce

Her şey sâde ve mahzun

Yolculuğa çıkarır menfez aralarında

Yeşil poyrazlar estirir Kerem misali yakar ara ara

Garipsi lavanta güzelleri gelir mağlup eder idrâki

Ah bir hatırlayabilsem duyuverseniz

Aynalara bakar türküler çığırırım

Hatırlayabildikçe dönerim efkârlı yalnızlıklarıma

Yıkarım heykelleri Dumrul kesilirim

Yırtarım ortalığı celallenirim yumruk atarım pencereye

Haykırırım boğazım yırtılırcasına

Uzak karanlıklara, kederlere yaslanır

Gözlerimde yaş, fırkata meydan okurum

Güneşi kızartır, bulutlarda boza pişiririm

Yıldızları toplayıp, haydutlar kovalarım

Geceyi bozguna uğratırım

Hele akşamdan yatarsam

Uykunun kıyısında karanlığa dökülüp

Kâbusum olur üç harfli varlıklar

Tepemin üstünden enteresan surette

Gecekondularda uçuşur ensemden koşturup

Hep beni göğe çıkarır duvarlara vururlar

Bir acayip sesle gelirler yığın yığın

Ayaklarım titret bakışlarım buz kesilir

Bakmayın dediğime güzel şey namussuzlar

Sokağın çocukları

Rüzgâr nağmeleri duyulur

Zifir maviye çalar

Duman yükselir tepemden

Terlerim çürürüm kendimce

Hafilerim

Ömrün rıhtımına yanaşırım

Amansız bir macera kaplar ruhumu

Mezar taşlarını okurum

Otların arasında

Kaleyi gezer kümbette oturur

Arkeolog kesilirim

Zıgav’ı kucaklar Şeremet’e koşar

Zakkum budar, palmiyeler ararım

Anneme koşar, yârime ezberletirim

Usul usul tüm ıssız rüyaları

Sessizce

Hislerimi düğümler sabır toplarım

Eyyub’un bahçesinden

Ölen geceleri kefenlerim

Hasreti everir, vuslatı çağırırım

Takke takarım gâvurların başına

Uzatırım ayaklarımı çakırkeyif

Sonra unuturum tüm olanları

Ah bir hatırlayabilsem

17.05.12 Bursa

--------------------------------------------------------------------------------

Ki

Tasvirledim seni, hüzne sakladım,

Yer yer gülümsedin, darılmadın ki.

Yokun dudağında “ki” kucakladım,

Siretin görüldü, görülmedin ki.

"Gri gel-gitlerde, dipsiz söz perde;"

Söküklerim arttı seni görünce,

Zamanı unuttum,zamandan önce,

Mısralar döktürdüm sessiz derince,

Sükûta ram olup durulmadın ki.

Üşüyorum yaklaş, hele tut beni,

Kuşat güneşinle, sar ıslat beni,

Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni,

Kim bilir nerdesin, sarılmadın ki.

17.05.12 Bursa

--------------------------------------------------------------------------------

Enkaz

Bakmayın siretime, ses veriyor aklarım;

Mâziyi geri çeker kütüklere saklarım.

Bir ömür yapayalnız, eskiyen yerlerimi,

Menfezlere gizleyip, kalbime yasaklarım.

Gülümse reâlite, zevâlde tüm aşklarım,

Mâtemi kucaklayıp geçmişimi yoklarım.

Âhenk ve huzurumu, kaybettim varlarımı,

Ben ki kemikten enkaz, taşımaz ayaklarım.

16.05.12 Bursa

--------------------------------------------------------------------------------

Neredesin

İçimde akşamın mehtâbı kaldı

Seyrine doyamam hoş manası var

Aşka mahkûm ettin ömrüm çoğaldı

Yüzün ben kokmalı ölene kadar.

Yamaçta görürsen gölgemi şayet

Koş gel kavuşalım Leyla’ya inat

Hasret köz düşürür yakar nihayet

Beni yakan ateş senide yakar

Geldik gidiyoruz neredesin yâr

Canımın nazlısı sende bir hâl var

Şu hikâyemizi eylesen ikrâr

Vuslata kapalı aşk neye yarar

15.05.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...