Şiir • Bilinmiyor

Orada Tanıdıklarım Iı

Yazar / Şair

Nâzım HİKMET
person

-"Nazım yoldaş

benim kızım

beş yaşında.

Benim kızımın annesi

1922 senesi.

Benim kızım

dinledi ilk duvarcı türküsünü

kurduğumuz yapının.

Yapı yükseldi

yapı büyüdü.

Yeni yapıda yeni dokumacılar

yeni renklerle yeni kumaşlar dokuyor.

Benim kızım büyüdü,

Benim kızım Alfabe okuyor.

Ben büyüdüm

felsefe okuyorum....."

Bir masa.

Başında masanın

beyaz keten elbiseli

Tavariş Marusa.

Duvarlarda fotoğraflar,

bakıyorlar insana rüya görür gibi.

Duvarlarda fotoğraflar -

bir fabrika avlusunda çekilmiş bazıları,

üzerinde bazısının

Mogol, Uygur, Çin, Latin, Rus, Tatar yazıları....

Bir masa

Üstünde masanın

mavi bir Ukranya kasesi.

Karanfiller.

Marusa'nın sesi:

-"Sene 918.

Zırhlı trenle Kiyefe gitmedeyiz.

Kış.

Gece.

Kar.

Ayın içinden bir manzara gibi

Ukranya stepleri karın altında yatıyorlar.

Havada tek bir insan sesi yok.

Dünyanın üstünde donmuş bir dünya gibi

susan havada

yalnız tekerleklerin şarkısı.

Kış.

Gece.

Kar.

Vagonda bizimkiler uyuyorlar.

Kapı açık.

Yıldızlar düşüyor içeriye.

İpekli bir kumaş yırtar gibi

yürüyor yırtarak geceyi tren.

Uyuyor bizimkiler.

Bekliyorum ben

Mahnodan esir alınan

iki köylü neferi.

Yıldızlar düşüyor içeriye.

Gözlerime yalvarıyor

esirlerin gözleri:

-"Bırak bizi

bırak bizi

bırak...

Aç gözlerle aç öküzler

bekliyor bizi.

Bekliyor bizi toprak.

Bırak bizi

bırak..."

Kapı açık.

Yıldızlar düşüyor içeriye.

Öldürebilirim,

yalvaran gözlere bakamam.

Başımı çevirdim geriye..

Ve

tekrar baktığım zaman

karın üstünde iki korkuydu kaçan.

Diz büktüm.

Mavzer.

Geçti bir saniye.

"Bırak bizi"

Üç saniye..

"Aç gözlerle aç öküzler"

Dört saniye..

"Bekliyor bizi toprak"

Beş, altı, yedi..

Namluda

arpacık

titredi.

Geçiyor saniyeler.

Mavzer.

Kaçanların peşinden altı fişenk yaktım.

Ve hiçbiri

değmedi

hedefe.

Nasıl oldu bu?

Gökte uçan turnayı gözünden vuran kadın,

vuramadın...

Vurmalıydım ama..

Kavgada düşmanın

aile ismi sorulmaz.

İnkılabın nöbetinde

dolaşık yumak gibi bir yürekle durulmaz..

.......

........

Kış.

Gece.

Kar.

Hatıralar..

Hatıralar..

......

......

Köyden yoldaşlar göndermiş

Ukranya ekmeği yemez misiniz?"

Beyaz keten bir örtü.

Tombul esmer bir Ukranya ekmeği.

Çavdarlı bir yaz kokusu esmer ekmekte..

Masa.

Başında masanın

beyaz keten elbiseli

Tavariş Marusa.....

"-"Nazım yoldaş"

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...