Şiir • Bilinmiyor

Nakkaş Veya Naat

Yazar / Şair

Hamdi Oruç
person

Hz. ademin duasında nur olan sevgilisin

Hz. İsmailin boğazında bıçağa sur olan sevgilisin

Sevgin ruhumu işleyen nakkaş ahir zamanda

Ana baba sevgisi feda olsun sana

Sana ve sevgine

O sevginin damlası bile umman bana

Sevgin kandil kandil girsin gönlümün karanlık odalarına

Tek o sevgi sevgiler için de en gül kokan bana

Yere - göğe fer olan sevgilisin

Düşmanına bile yar olan sevgilisin

Bütün güneşlere ser olan sevgilisin

Gönlüm ölü sevgin can bana

Gönlümde karanlık güneş kur'an bana

Yönün yön bana

Kılıcı tekbir olan sevgili

Aşk ateşine ömür olan sevgili

Adı Ahmet idi incilde...

O rahmetin solmayan gülü...

O mavi göklerin nurlu dili

Viran gönlümün şehirleri Mekke ili Medine ili...

İz iz Mescit mescit örsün gönlümü sevgi seli

Güle yağmur olan sevgilisin

Çöle yağmur olan sevgilisin

Sevgin sürekli yağsın asrın şu en talihsiz çölüne

Sürekli yağsın dikenine gülüne

İki cihan güneşi efendim

Akıyor gönlüm güzel Mekke'ye

Akıyor göklerin gönlü güzel mekkeye

Doğduğun yer diye

Mekke bir güzel en güzel gül

Öpüyor rüzgâr Medine'nin taşını, toprağını

Öpüyor gönlüm Medinenin taşını toprağını

Gül ayaklar değdi Medineye

Suluyor göz yaşım gül sevgini

Suluyor göklerin gözü

İsmailin çocuk ayakları eşelesin çöllerini gönlümün

Parçalansın yusufun gömleği gibi gönlüm

Secde yerlerinde alnını arıyor rüzgârın alnı

Deven düldül nereye diz çöktü?

Uhut'ta hem inliyor hem esiyor rüzgâr bir mecnun...

Rüzğarın eli elinin değdiği yerde

Unutulmak istiyor unutulmak

Unutulur diye Hamza

Ölmek istiyor ölüm

Öldün diye...

....

Gönlümün uhudu da yansın

Hasretinle yanıyor Uhut...

Dün yandığı gibi

Mahşere kadar yanar Uhut

Mekke yansın hasretinle

Gül sevginin hasretiyle yansın gönlümde mekke

Yansın bütün ağacım taşım...

Yolunu gözlüyor Bedir

Taşların, ağaçların düşü

Dile gelmek

Adını anmak...

Dün

Bila'lin vardı

Çağrının bülbülü

Ebubekr'in, Ömer'in, Osman'ın vardı

Ali'n vardı

İlim sarayının dört kapısı

Kapındaydı Ali

Kapındaydı Hamza

Hamza ki Allah'ın çekilmiş kılıcı...

Kıyamete kadar eksilmez ümmetinin Hamzaları Alileri

Kapın bir güzel bir güzel gül bahçesi

Gül bahçeni korusun Allah olmasın talan efendim

....

Dün Uhut derdi ki:

-Askeriyle gelse Nebi...

Ah

Uhut ağlıyordu Hamza'yı görünce

Hamza kırık karanfil yerde

Hamza bir güzel bir güzel gül

Hamzaya ağlayan yok mu buyurdun o gün

Duyuldu o gül sesin

Kainata yayıldı o gül sesin

Kainat ağlıyor Hamzaya şimdi

Şu en bahtsız bile ağladı

Hamza'ya ağladı bu can efendim

Geldin dün

Geldin nur geldi cihana...

Köleler sevindi

Güneş başka güneş gökte

Ay başka ay

Ay bir güzel bir güzel gül

Ayna gibi kırıldı işaretinle ay

Sevinsin gönlümün köleleri

Gönlüme ay gönlüme güneş sevgin

Gönlümün mekkesinde beytullah sevgin

Gül sevgiyi yaşatmak için ölmez gönlüm

Ölmesin bu asır en zehirli yılan efendim

O gün görünce o orduyu

Selâma durdu Bedir

Bedir bir güzel bir güzel gül bu gün

Kıyamete kadar küfre tokat Bedir

Hendek küfre hendek...

Ölü değil bu sevgi için ölen efendim

Dün Beytullah bekliyordu

Bekliyordu bir güzel bir güzel gül Beytullah dünyaya

Mekke, Mekke olalı

Hiç böyle gamlı olmadı

Ah Beytullah

Halin içler acısı...

Şimdi dünyaya nur saçıyor Beytullah ...

Gönlümün kabesine sevginin nurlu askerleri gelsin diye

Gönül putlarını deviren gül sevgi...

Gönül putlarını deviren el sevgi...

Dün Ebreheydi gönlüme gelen efendim

....

Evren kadar büyüktü ordun o gün

Bulutlar şemsiyen oldu

Örümcekler ağ örme ustası

Güvercinler geldi uçup

Kör etmek için küfrün gözünü

Hicreti hazırlığı var gönlümde gül sevginin

Ordular ordular akıyor sevr mağarasına şimdi

Ebubekirsiz yola çıkılmaz güneşe ay gerekir güneş olan efendim

....

"Hz. ademin duasında nur olan sevgilisin"

Vahiy gelmişti

Bir o gün mutluydu Hira

Hira hiç böyle sevinmedi

Sevin mi bu gün gönlüm deki Hira

Oku diye çınladı toprak

Okumak için huzura koştu

Taş toprak

Ağaç yaprak...

Hira kaya kaya küfrün yolunda şimdi

Hira bir dağ gönül

Dağdır bu aşkı tadan gönül

Kavrulmuş taşları bile

Aşkın çölünde

Hira bir güzel bir güzel gül mekke'de

Nur var her yönde mücdeli bir haber mi gelen efendim

Bulutlar dağların başında taç

Güneşi ilk dağlar görür

Aşkı uğrunda Hamzalar ölür

Dağ ol gönlüm

Ay dağların avuçlarında çiçek

Dağ gibi gönüllerinde ümmetin Ebubekir, Ömer, Osman, Ali...

Bir işaretiyle ayı ikiye bölen efendim

Pınarlar dağların gözyaşı

Ağaçlar göklere özlemleri

Ağaçlar bir güzel bir güzel gül

Dağlar hürlüğün zirvesinde

Zikir akar ırmaklardan

Etrafında ağlar rüzgâr

Kuşları dayanıklı dağların

Güvenim sonsuz mavi göklere

Uyandın mı gönlümün güneşi

Gönlümde en zalim kış dağlarımda can verir o gün

Selam onlara

En kaygan zamanda

Depremlerde

Gönüllerimizi sıkı tutan dağlara

Sevgileri bizde dağ olanlara

Sevgi dağları bir güzel bir güzel gül ülkesinde gönlümün

Aşkın çölünde kum taneciğidir gönlüm

Asrın atomları atıldı bir kurşun değil gönlüme sıkılan efendim

*

İki cihan güneşi efendim

Adın anılır

Denizler gibi camilerimiz var

Çağrımız gür

Bilallerimiz var

Karanlıkla kavgamız

Yasirlerimiz var

Şu ezanlar ki susmayacak

Ezanlar bir güzel bir güzel gül minarelerde açan

Kulağımıza ezan okunmuş bizim

Bir sevda var içimizde

Ağaçların bahara sevdası gibi

Karanlığadır kavgamız

Kavgamız bir güzel bir güzel gül

Güneşin kavgası gibi

Gönlümün kavgası çetin karanlığa şimdi

Kur'an ki Hakk'ın kitabı

Okuduk, öptük koyduk alnımıza

Ateş düşmüş içimize

Ümmetin olduk

Ümmetin olmak bir güzel bir güzel gül

Şükür vacip bize

Ödenir mi bu hak

Kutsal davanın garip olduğu yerde

Şehit olsak Yasir gibi

Göklerde islam güneşi

Gönüllerde islam güneşi

Karanlığın sarayları kisranın sarayları yıkılan efendim

Yastığa başımı koyunca dilim dua pınarı

Gül yüzün için bu dua pınarı...

Gül sevgin için

***

Eyvah ki eyvah eksilirse gönlümde sevgin bir gün

Nefsimin kara bulutlarına verirsem güzel güneşimi kurban

Gönlümden yoksa güneşim yıkılsın hem dünyadaki hem ahirette ki cennetim...

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...