Şiir • Bilinmiyor

Miş Gibi Kadın

Yazar / Şair

Ali Erdem URAL
person

1

Kadınları düşünüyorduk da;

Kadınlar düşünülmeye değer…

Miş gibi kadın;

Sadece sesin olsaydı,

Sesinle sevişseydim senin;

Mis gibi kadın deseydim sesine

Nefis göğüs uçları olsaydı sesinin

Dokunmak hoşuma gitseydi

Kasıkları olsaydı gezmelerimi mezara götüreceğim

Kasıkları olsaydı sesinin sadece benim.

Miş gibi kadın, orgazmsız seni,

Uykularımı nereye kaçırdın? demeseydim ama dedim ama

Kasıkları olsaydı sesinin sadece benim,

Miş gibi kadın, yapamadım/n/k işte

Ne güzel bir dündü demeseydim ama dedim ama

Sesin de beni çok sevseydi

Hayatımda yeni hiç bir şey olmazsa olmasın olabilseydi,

Istiklal marşı çalsaydı radyolar sesine her baktığımda …

Sonra üstüme döküldüm.

2

Şairin notu:

Beni kadınlar büyüttü… Artık hiçbiri yaşamıyor. Onlar beni döverek büyüttüler, ben onları överek öldürdüm. Önce üstüme döküldüm sonra yine üstüme …

"1"

Sessiz harflerin başyapıtı

Gökkuşağı gözlerinin hasır çantasında güneşi saklayan

Her yağmur yağdığında

Benim yerime o

Cüce cinlerle sevişen siz;

Hay Allah! Arkadan ne kadar da sana benziyorsunuz…

Senin de küçücük gözleri vardı günaydın öpücükleri kocaman.

Birden size kanım ısındı;

Bu kadar yeter, biraz daha sevişelim isterseniz…

Ne kadınlar geldi geçti,

Ne kadınlar gelip geçerken verdi,

Istanbul hepsini gördü,

Sallanan iskemlesinde şöyle bir doğrulup

Sakalını sıvazlayıp fısıldadı:(hep böyle kısa konuşurdu…)

Bu kadar yeter;

Aşık ol ve köşene çekil artık…

Istanbul gerçek bir budalaydı, ya da belki de değildi…

Ve doğrusu kaybolmuştum, ya da belkide değildi…

Benim cevabım da kısaydı:

Sizi bilemem ama bence renklerin en güzeli bordodur;

Madem ki bir kere geliyoruz bu dünyaya, renklerin en güzeli bordodur…

Geldim gelmesine ama…

Geldim gelmesine ama bu kadar da küçük beklemiyordum dünyayı;

Ama sen hep oradaydın

Istanbul; bir kere öpebilir miyim dudaklarından?

Bir kerecik…

YALVARIRIM.

3

Kızma bana;

Yeşil bir bordo ile dolaşarak büyüdüm ben,

Oradan oraya, oradan oraya, oradan oraya.

Dahaların ama olduğu buz gibi ne denizler

Ne fırtınalar avuttu beni bana…

Daha

Daha

Daha!

Oradan oraya, oradan oraya, oradan oraya,

Bir yeşil, bir bordo bir de ben,

Tam da alışmışken Beatrice sana…

Daha

Daha

Daha!

Sen mi değiştin mi ben mi değiştim mi sanki mi sen mi?

Beatrice im benim; dikkat et; aramızda ki mi küsüyor bana…

Bordomla dolaştım yıllarca

Ne hanlar, ne kadınlar ama soğuk

Şatoma geldim sonunda bordom hala yanımda

Denizi görebiliyorum artık oturduğum yerden.

Belki de diyorum zamanı gelmişti artık;

Belki de diyorum haklıydı Istanbul

Belki de diyorum Istanbul haklıydı;

Çok nehirler aktı o göğüslerin arasından…

Sizin de küçücük öpücükleri vardı günaydın gözleri kocaman

En fazla bir sütyen olabilecek

Sizin de küçücük öpücükleri vardı insanı hep gitmek kaplayan.

Yaşlandım mı yoruldum mu bilemiyorum ama

Denizi görebiliyorum artık oturduğum yerden.

Daha?

Daha?

Daha?

Daha?

Eskimiş gibi kadın,

Pardon sizi arkadan sana benzettimde…

Biliyorsunuz,

Senin de küçücük gözleri vardı günaydın öpücükleri kocaman.

Nah biliyorsunuz …

Yorumlar

hayalbaz 01.07.2011 19:57:58

<p>Her yağmur yağdığında <br />Benim yerime o <br />Cüce cinlerle sevişen siz; <br />Hay Allah! Arkadan ne kadar da sana benziyorsunuz</p> <p>(Kimse o olamaz değil mi. Kimseler bile kimsesiz kalır...)<br /></p> <p>Daha? <br />Daha? <br />Eskimiş gibi kadın, <br />Pardon sizi arkadan sana benzettimde <br />Biliyorsunuz, <br />Senin de küçücük gözleri vardı günaydın öpücükleri kocaman. <br />Nah biliyorsunuz...</p> <p>(Eyvallah şair... Ne çok şiirdi... Ne çok yalnızlık ve ne çok anlaşılmamışlık...)</p> <p> </p>