Şiir • Bilinmiyor

Micingirt Şiirleri A

person

Kıpırtı

Yine mayıs sabahı vakitler yine fâni

Günü fark edemezsin bereketsiz yabanı

Savurgan mahşer günü sağa sola koşanlar

Kıpırtısız izlerim tüketiyor bu beni…

07.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Tüketiyor

Yine mayıs sabahı vakitler hile fâni

Günü fark edemezsin bereketsiz yabanı

Savurgan mahşer günü sağa sola koşanlar

Kıpırtısız izlerim tüketiyor bu beni…

07.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Utandır

Sözlerim kalabalık yalnızlıklarım uslu

Hüzünlerim upuzun avuç içlerim tandır

Keder toplamış kalbim düşünceler huluslu

Kaçsam da gözlerinden gel utandır utandır

06.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Dibi

Bay bay deyip çökerim uzaklaşın der gibi

Kaypak sözler türedi kanka adamın dibi

Asla ısınamadım mevsim bozuk ondan mı

Mersi’ler sunuyorum öpüyorum edibi…

05.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Harakânî

“Sözlerimi dinleyin civanmertler nüktedir

Kutsiyet deryasından süzülüp gelmektedir”

Buyurmuş namaz zekât abitlerin işidir

Afetleri alt etmek yiğitlerin işidir

Sonsuz olur çilesi Allah’ın erlerinin

Muhabetullah yolu meşrebi pirlerinin

Kalbiyle O’nu arar; dili O’nu zikreder

Gözüyle onu görüp cömertliği fikreder

“Sûfi mahlûk değildir” sûfi Hakk’ın aynası

Ötelerin tebliği âşıkların hırkası

Hırkanın adabından abdest ve gözyaşları

Şeyhle yanan dervişler söndürür ataşları

Havf recâ iki kolu, beli sabırın adı

Gerçekte ilâhi aşk, tasavvufun maksadı

Aşkı şiâr edinmek seyr u sülûk nimettir

Mânevi sarhoşlara, hırka istikamettir

Dervişlerin pirlerin hırka giyim tarzıdır

Bir’e teslim olmaktır, bağlılığın arzıdır

Kırk yıl bir ekşi ayran hem bir yudum su niye

Meşrebi benzetilmiş Bayezid Bistami’ye

İrşâd ve terbiyeci tevazuun zirvesi

Müminliğin idrâki Vahdaniyet’in sesi

Der nefsin ayıpları dönüşümü benliğin

Harakani irfânı, şeriâtı şenliğin

O Rabbânî harika anlatamaz beyit hem

Gâvs peygamber varisi Ebu’l Hasan seyit hem

Mürşit kerâmet ehli maksûda erdiler bil

O fütüvvet tohumu civanmert ve mükemmil

05.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Belki de

Kavga bölgesidir hicvin avluları

damarlarımı ıslatan küçük kafiyeler

süsler eski hınçlarımı

zaman cinnet getirdi

beton evlere

Şiirlerin görkemi

birer şöhret sandığı

söz döküntüleri günahkarın

korku kefareti

belki de

İçim yanık kokar hep

vurdukça

saat…

05.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Unutamadım

Toptaş’a uyanıyorum

soğanlı’nın elleri göğsümde

kar kuşanıyorum

sıcacık tezek gibi

Moskof kasketini düşürmüş

şehitlerden kaçarken

ve ben kabir başında

Ah fatma kadın

hiç seni unutamadım

birde nene hatunu

Rüyalarım şiir sessizliği

mısralarım anne

çığlığı…

Ömer Ekinci Micingirt

Cüret

Hüzünlerim bir atım, şiir mısra pâye ne

İnsan isem hem madem bendeki hikâye ne

Güz yaz kış geldi geçti, konuşuyor ilkbahar

Arsızlık cüret oldu, izzet iffet hayâ ne!

02.05.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Zarf Mektup Telgraf

Moda kıskacında edep ar usul

Bizde ahmak dolu gâvurda plan

Düzeni ruj çarptı bozuldu gusül

Akıbet nereye var mı bir bilen

Tekâmülen taklit idrâken açız

Sünnet var maşallah düğünde haçız

Gayemiz ne peki neye muhtacız

Gelenek görenek fikirler talan

"Kıpırtı"

Hâ birde akıllı telefonlar var

Zarf mektup telgraf unutuldu yâr

Vefası sökülmüş sanki bu diyâr

Yok sucu dışında kapıyı çalan

Kentin sokakları zamana hile

Kimse anlamıyor anlatsam bile

Birikmiş anılar bendeki çile

Bir tek uzun hava uhdemde kalan

Sıla-i rahim yok yalan mı söyle

Hasret bağlarını kopardık köyle

Vefa tek öğünlük düğün yok toyla

Flörtler gecelik, sevdalar yalan

Kasvetle bulanır yaz güz kışlarım

Gurbeti heceler söz karışlarım

Yakarıştan uzak yakarışlarım

Kendime gelirim yer yer hâyalen

Boş vermişlik sanki buralarda hak

Her şerde hayır var, vardır muhakkak

Kargaşa görürsün gözyaşıma bak

Şiirler yazarım bıkmadan hâlen

Çukurdan aşağı düşen duygular

İğreti mazgalı ruhları sular

Ağızda üzengi boyunda yular

Dudaklar kalçalar ahırdan gelen

Çok yol kat eyledik açtık arayı

Boşluğa boyadık akı karayı

Ölümün kokusu zevkin sarayı

Derinlere daldım güya meâlen

25.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Kelam

İrfânsız kaleme kelâm hır olur

Bazen mekân ağıl ve ahır olur

Eşekliyi kalır inattan başka

Âriflerde kahır,hep kahır olur

24.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Düğmesiz…

Nisan hep dokunaklı soluklar güz sesi

gözlerim yangın ifâdeler yosunlu

ve beklentim düğmesiz

yalnızlıklar…

Ömer Ekinci Micingirt

Hâl Ve İfâde

İnsanlık karanlık insanlık aktır

En büyük dürtüsü vakti çalmaktır

Muhâkeme yoksa derdi de yoktur

Dertsizler delidir ya da çocuktur

Her şey tükenmeye mahkûm haliyle

İster şâirle ol, ister valiyle

Ne güzel yok olmak, var’ın izinde

Aşkın pahası âşk, yârın izinde

Varlığım yokluğum teslimin eli

Kiminin bilinci hikmet döşeli

Yer yer derinlikler yazarım elle

Fark etmez yaz kış uyku ecelle

Sözün hakikati beyitler mâdem

Haddini bilmeli hâl ve ifâdem

22.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Cürümler

Utanıp siniyorum karanlıkta ayak seslerine

kulak kabartarak Azrâilin...

Ömer Ekinci Micingirt

Turnusol

Sen ben o sır ifşâ döküverdiler

Fitnenin önünde çöküverdiler

İfâde bulanık izân kör kuyu

Ruhlara eblehlik ekiverdiler

Üç hilâl-altı ok-ak’ı verdiler

Birlik kavramını yıkıverdiler

Hırs ene şirk gıybet şeytanın huyu

Nifâk silahını çekiverdiler

Ve gözü köreltip bakıverdiler

Lâkin zıvanadan çıkıverdiler

İmtihâh çok şedit tutmaz dürtüyü

Bütün gemileri yakıverdiler

20.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Bulan

Bulan gözlerim bulan

bulutlar gibi güldür

şimşek gibi çak

ürpert...

Ömer Ekinci Micingirt

Düzenin Kazmaları

Ülkemdeki kıvılcım gayya derinliğinde

Kimliksiz tükenmişler iklimin hinliğinde

Kalemin yangınını doğurtuyorum ben hoş

Sükûtun umutları susuşlar-da kaybolmuş

Boşluk dolduruyorum çürüyen ellerime

Beyit dörtlük savrulup sıçrar engellerime

Yalın kılıç tek koro düzenin kazmaları

Namussuzluk esaret köşeli yazmaları

İzânları şehvetli görüm kuma eltiler

Soysuzluklar dölleyen bir avuç eğreltiler

Kızınca görmüyorum kuytuya kaçıverip

Kendime geliyorum elleri açıverip

Ki elleri açınca hoşluk ulvi yarına

Barış birlik kardeşlik insanlık diyârına

Perdeleri kapayıp öptüm bizim Memed’i

İsmi tatlı teberrük Ahmet’in emâneti

Lekesiz sâmimiyet dedi baba gel hele

Sıkı öptü elimden boş ver dedi hergele

18.04.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...