Şiir • Bilinmiyor

Micingirt Şiirleri İ

Ne Kadar

Ne kadar samimisin

Ne kadar hazır

Ne kadar gözlerin nemli

Ne kadar emânete sadık

Ne kadar sevginin kaynağına vakıfsın

Ne kadar gözyaşların yeşerttin

Ne kadar huzur yudumladın teslimiyet çeşmesinden

Ne kadar

Ne kadar cesaretin var

Ne kadar korkaksın

Ne kadar derununda sır birikti

Ne kadar sırrı fâş ettin, muhâbbet fidelerini kuruttun

Ne kadar zulanda kin biriktirdin

Ne kadar aptalsın ne kadar avam

Ne kadar yol kat ettin, ebedi hüsrana düşünerek

Ne kadar palyaçolar gibi maske taşıdın

Ne kadar yârine ve yarına koştun

Ne Kadar

Ne kadar yalnızsın ne kadar kalabalık

Ne kadar ızdırabın izleri var alnında

Ne kadar gönül/vicdan tınını inlettin

Ne kadar ilhâm deryasında yüzdürüldün

Ne kadar sükûtu kovaladın arsız sokaklarda

Ne kadar yürüdün orjinal seherlere

Ne kadar âşk liyâkat var huy bestelerinde

Ne kadar yorgun bitkin mahzun Mecnûn divânesin

Ne kadar yeşil, ne kadar kırmızısın

Ne kadar

Ne kadar başını koydun ihânet toprağına

Ne kadar kulaklarında Gazze’nin çığlıkları

Ne kadar kara iklimin elmas yüzlü çocuklarıyla ağlaştın

Ne kadar nefes nefese hû çektin inançsızlık şöleninde

Ne kadar derbeder ne kadar belirsizsin ne kadar renksiz

Ne kadar sen senle hemdem olup gökkuşağı yüreğini ıslattı

Ne kadar havf ve recâ işaretleri izleyerek beklenen ufka yürüdün

Ne kadar gerçeğin musikisine mâtem tutup hissiyatın renklerini aksettirdin

Ne kadar

Ne kadar nefsin rüzgârında savruldun

Ne kadar büyük terhisi düşleyip gıpta ettin

Ne kadar yitirdiklerini bir Fatiha uzunluğunda öptün

Ne kadar şehit mezarlarında yetim çocukların titrek gözerine fer oldun

Ne kadar uyudun ve ne zaman uyanacaksın Micingirt

Ne kadar ve ne zaman! ...

25.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aşkı Helâl

Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk

Sevda besler çile tüter sonsuz aşk

Ar kalmadı düğünlerde toylarda

Mecnûn gibi yanar mı hiç donsuz aşk

Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk

Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk

Hiç olur mu hissiyatsız cansız aşk

“Bir” kalmadı en cezbeli aylarda

İstikâmet müstakimdir yansız aşk

Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk

Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk

Tutsağıdır her zilletin dinsiz aşk

Sır kalmadı aşk denilen şeylerde

Boş hırıltı Ona rağmen Onsuz aşk

Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk

23.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Sıdk

Gözlerim bulutlandı bilinmez tatlar tattım

Çıkıp geldi bir adam dedi sadık ol ahde

Sıdk hecesi olmayan mısraları fırlattım

Yaşlandıkça anladım, anladım her şey sahte

Aslında biliyorum bu zor oyun tek perde

Ve oyunun tasası beni düşürdü derde

Hoş tasanın ritmiyle beslenirim seherde

Beslendikçe anladım, anladım her şey sahte

22.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Mısralarım

İçimde kıpırtılar, neşe bir kum tanesi,

Hüzne bulanıyorum Müştâk çilehanesi.

İnsanlık beşiğinin dokunuş çarşısında,

Söyleyin mısralarım ben neyin avanesi!

İçimde kıpırtılar, neşe bir kum tanesi.

Çığlıklar ve susuşlar, yalnızlıkların sesi,

Gözyaşlar aşk içinde, yaşam aşk hendesesi.

Vuslatın avlusunda, Leyla’nın karşısında,

Söyleyin mısralarım, ben neyin divânesi!

Çığlıklar ve susuşlar, yalnızlıkların sesi…

21.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Gitmeyecek

gitmeyecek

gitmeyecek bu böyle

gitmeyecek kara leke alnınızdan

insanlık zân altında

köpekler evde köleler oynaşıyor

sokak sosyalistleri nerdesiniz

enkırmen olmuşlar

hak hukuk müdavimleri

sokaklar mahcup

zihinler irfandan kolsuz

idrâkten bacaksız

insan yığını kamyon kamyon

bu düzen gitmeyecek

haramiler pazarı ırz panayırı

sürmeyecek bu macera

gitmeyecek

çok söz var utanılacak çok

sabırlara sürüyor içime düşürüyorum

hüzünleri yıpratıp

hürmetler ediyorum

sövmüyorum küfürbazlara

düzenbazlara

duyun ulan ölüler

akıldan mihenksizler

gitmeyecek

öpüyorum şakağından

vicdanlara çarpan şiirlerin sadakatiyle

azgınlara inat

namussuzlar duyun gitmeyecek

gitmeyecek bu düzen

sürmeyecek

bu devran

18.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aşk Hizmettir

Aşk öyle bir yanış ki; yananlar anlar,

Mevcudata hizmettir, aşk heyecanlar.

Tasavvuf gerçekte aşk, aşk yaşayanlar,

Aşkta ısınamazlar, ısıtmayanlar…

17.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ölüm Deme

Mümkünü yok utanır, korkusuz direnirim,

Yıpranırım ölürüm, hâşâ vazgeçmem Bir’den.

Keşke derim kendime, yaş döker iğrenirim;

Ölüm deme der dostlar, kaçış var mı kabirden!

17.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aşk Olsun

Anlatabilecek kafamda nice

Dörtlükler sakladım beyitler ile

Hep seni seyrettim sessiz gizlice

Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile

Yaş döktü o kütük dile gelince

Sokakta kahkaha bendeki çile

Yer-gök raks ederdi yüzün gülünce

Gözleri mâbedim özlemin mihrâp

Kölesi olayım ömür boyunca

Gönlümün fermânı aşk olsun yârâb

Yandıkça yanayım ismi duyunca

08.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Gel İşareti

Gaflet mahzeninde uyurum yaz kış

Uzaktan izlerim haram ayları

Yalandan bir duâ peşinden alkış

Hiç sevmem nedense tramvayları

Belki duygularım yok sanacaksın

Beni terk etmez ki elem mereti

Sende benim gibi aldanacaksın

Bekliyor köşede gel işareti

Hem köşe dediysem ecelin ağı

Acaba yerim mi altı çamların

Ben beni düşündüm birde şafağı

Yanında olmasın puşt yamyamların

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Unutmuş Gibi

akşam bir günü daha atıyor

tasasız önyargısız

ve alnından öperek

bense zaman tarlasında

hırs yarışında

ölü gömleğini çıkarmış

kaçıyorum kendimden

"Ne Kadar"

akşam dingin ben yorgun

gece zifiri

bağırıyorum güneşe

haykırıyorum tutup

yiğitliğin yakasından

ölümsüzlük coğrafyasını

unutmuş gibiyim

unutmuş

gibi…

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Hislenirim

İnkâr kine doyamamış, kuşatılmış sanırım;

Tıpkı aynen Nemrut gibi, ne haydutlar tanırım!

Ve irâde paramparça, rahatsız minareden,

Bir sigara yakıverip, acırım hislenirim…

10.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Sürü

İzandan soyunuk boz itin biri

Sözü salyalamış akıtmış kiri

Ar çatlatıp şarap çeker din eler

Adı saklı bilmem kimin beygiri

Cürmü ve vebâli kendinden iri

Dizginle şu nefsi getir tekbiri

İrâde uğrarsa gör neler neler

Çokluğu yağmala hiçliğe yürü

Kavgamız davamız öteden beri

Sevdayı besleyen aşklardan diri

İnançta ufuksuz nankör sineler

Ancak ve sadece gerçekte sürü

09.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Akşamüstü

Gerçekte güzeldir çilenin büstü

Çilesiz büstlerde kırılır testi

Rahatın şerrinde ümüğün sıkar

Atarlar derine bir akşamüstü

08.01.13

Ömer Ekinci Micingirt

Sevdalar

Dağların yamacı çırılçıplak buz

Gözlerim çakırkeyf mevsim karakış

Bu nasıl işgücü hasadım alkış

Felsefe yaparım yer yer kusursuz

Dağların yamacı çırılçıplak buz

Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz

Neyin kervanıyız nereye akış

Tabut ve ırgatlar aniden kalkış

Onu düşünürüm hep gece gündüz

Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz

Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz

Mavi galaksiler lacivert bakış

Kim demiş şu yalan dünya hep yokuş

Gecelerim yeşil rüyalarım giz

Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz

08.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ağlatmam Seni

Acı gün dileyip gözyaşı versen

Versen de ben artık ağlatmam seni

Tarumar eylesen çulumu sersen

Sersen de ben artık ağlatmam seni

Yüreğimde yeşer hüznün ver ya da

Hazan çiçeklerim gitmesin yâda

Senden başka kimin var ki dünyada

Dersen de ben artık ağlatmam seni

Gün dönümü saça düşen ağlarım

Duygu sardı yine yürek dağlarım

Mevsim hazan sorma niçin ağlarım

Sorsan da ben artık ağlatmam seni

Bende keder sende sevinç neşe var

Yaşım daha hele elli beşe var

Yorma beni güneş doğar kışa var

Yorsan da ben artık ağlatmam seni

Senle ben sevmişim giz’li çilemi

Çilelerde saklı aşkın kelamı

Fırlatıp başıma vursan kalemi

Vursan da ben artık ağlatmam seni

Bendeki sessizlik huzurun sesi

Sükûtu heceler hece ötesi

Gelsen doluverse vuslat teknesi

Dursan da ben artık ağlatmam seni

06.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Atlar

Çok şeyi manâlar şahlanan atlar

Öteyi görenler görebilirsin

Bir nesli uyuttu bizim haydutlar

Yaş döküp gözleri yorabilirsin

Vatanda vatansız görünmek zordur

Zihinler kaskatı simsiyah kördür

Ve şafak doğuyor parıltı vardır

Şükür seccadesi sarabilirsin

05.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Dar Vâkit

Tasvirledim doyamadım

Ay çehreli güneş neymiş

Ses buğulu duyamadım

Yüreğimde çalan ney’miş

Akşamüstü kışa doğru

Öpüyorum yaş gözleri

Koşuyorum boşa doğru

Akîk, Necef hoş gözleri

Kaçıyorum satır satır

Tenhâlarda içim sızlar

Biraz sitem ve hâl hatır

Dar vâkitte hû avazlar

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Gözyaşları

dipsiz tutkuları sevmez

seherlere dökülür

inci gibi değerli

ışık mavisi hüzün

yer yer titrek

ıssız gölgelere

yaslanır

damla damla

açılır kapılar

karşılıksız sevmeleri var

iffetten cariyeleri

üşütür nursuz sineleri

yırtar bütün zamanları

kıpırdayan yaprak

kelebeğin şarkılarında

hislenir

billur billur

çakıl taşı tıpkı

içlenir yamaç yollarda

gözyaşları

mevsimlerde bulut

arsızlarda kahkaha

karanfil zambak akasya

yasemin senli bahçelerde

apayrı iklimlerden

beslenir

gözyaşı

bir sen bir ben

bir de gökyüzü

ve mahşer

göz mahşerde

ıslanır

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...