Şiir • Bilinmiyor

Madenci - Karanlıklarda Aydınlık Arayan Adam

Yazar / Şair

Tahsin Özmen
person

*Kozlu kurbanlarına ithaf

yaşamın kıyısında...

boynu bükük bir çiğdemin külleri maviye karışırken

henüz çiçeğe değmemiş...

tomurcuklar düşüyordu arzın koynuna...

hayatın kömür kokulu zeytin gözlerinden

...

ve pas tutmuştu güneş

simsiyah günahlar yükseliyordu...bembeyaz karlar ülkesinden

iki serçenin düğününe davetliydim...

gidemedim...!

acı üstüne acı sızdı içimdeki yel değirmenlerinden

sanki düşüverecekti uyuklayan ay

kalbi kırık bir maziye kabuk bağlamış hüzün iskelesinden

...

oysa ben...!

uykusunda gezinen karanlığı öptükçe

zenci yüzümün terkisinde...

apak yüreğime saplı güller açacak

ve düş kırıntılarını toplayan güvercinler

uçacak sanırdım gözlerimin güvertesinden

.

meğer...kara ölümün gölgesine basmışım

-ki hiç yorulmamıştı ölüm öldürmekten-

yeni tuzaklar kuruyordu ecel

-ki çukursu bir uçurumun göçük sesidir o-

dumanı tüten günce küllerinden

“ölüm için biriktirdiğim ömür” uçup giderken

avucumda sarı yeleli atlar koşuyor

boncuk boncuk ter damlıyordu baretimden

kırmızı içiyordu martılar…

sahili dövmekten sıkılmış yetim bir dalganın

oraya buraya savurduğu madenci gömleğinden

...

isyan mevsimiydi mevsimlerden

saçları dağınık bulutlar kayıyordu irem bahçelerinden

cennet gülünün cehenneme...

cehennem ateşinin cennete yakışmadığın bilsem de

acemisiydim ölümün...

karaelmasla açtığım dehlizlerde boğulurken

....

her seferinde kendini bir eksiltmek için

eceline kazma vurup...bir ömür boyu mezarını kazan

madenci fenerleri bir bir sönse de...

-karanlıklarda aydınlık arayan-

ekmeği ateşten,

kömürden başka alnında kara lekesi olmayan bir madenciydim ben

söyleyin bana...!

yedi kat yeraltında,

bedeninde açılan mağara...kömür tozu doluyken

kütür kütür yanan sobaya sırtını vermiş…

hangi karanlık korkar ki güneşten

...

..

.

/...ey grizu kokulu cüce hayat...!

zamandın sen ölümden çaldığım...ben artık

düşleri bağbozumu...hüzzam gülüşleri yitik

yorgun düşmüş bir albatrosum...tütün sarısı bir ağıtta

dudakları kenetli...gözlerinin nuru bitik

donmuş bir toz bulutuyum... buzul mavisi bir sarkıtta

.

biliyorum...!

bir gün dolar helâllik heybesi

ve ölümle köşe kapmaca...toplu mezarlarda son bulur

dulların, yetimlerin göğüslerine Ağrı Dağı oturur

bizim kârımız her gün ölüp ölüp dirilmektir

günler geçeeerr...

analar ekmek teknesine yeni oğullar doğurur

.

zira...;

-bir lokma...bir can eder-

bütün kömür trenleri gün ışığına hasret gider

öyleyse çekiyorum denizinden dalgalarımı

dudaklarında unuttuğum sabıkalı 3 Martı geri ver.../

"*Kozlu kurbanlarına ithaf"

3 Mart 1992

*tahsin özmen,bez bebekler de üşür,çatım ajans&baskı

yay,ank,2006

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...