Şiir • Bilinmiyor

Kurrasız ve Bile Bile İnsana

Yazar / Şair

Seyfi Karaca
person

Kavşaklar vardır hayatımızı insan noktasında bir eden

Gün dönemeçleri uzun uzadıya sonsuzluğa giden ve genişte

Sana bana yol verip yön gösteren kavşaklar..

Birikimlerimiz vardır inkadan

Ankadan

Manastan

Meclisi muhabbetten, insandan devrolan teslimimiz vardır

Emanetini dengesini kaybetmeden alabilene...

Şuradır ki şimdi çıfıtına ceset toprağı çullanmış

Açık hava hapisanesi tek tip dünyalık

Köhnelendiği karanlığından ışığa kımıldayanın

Kıyasıya ocağına üfürülüp çırasının söndürüldüğü

Eğer soluduğu can bedeliyle insan

Kendi yaşam bedelini kefil koymuyorsa kefelerine hayatın

Sebep o sebep

Darındır hali

Gücündür ahvali

Küs ve gücenmiştir talihim diyerek karalara körlere

Ne vakit bıçak kemiğe dayandığında çırpınmalara başlıyorsa can

Ne vakit ışınlandığı kapsam dışlarına çıkamamanın mahkumu olup

Tek soluğa bindiğinde titriyorsa ten...

Tepeden tırnağa üç beş ünlüler bağımlısı gürültülerle

Takdir-i şayanlık şakşakçısına aklını çıldırıyorsa kütük ve künye

Dillenip söleneceğinin budalasına yanmasındandır

Tepeden tırnağası narkoz akan külliyattan defter tutuşup

Anlak gücü zerreceleri aşamayan yosun sarımı afyonavanaklarıyla

Can acıtmadıkca sakinleşemeyen zehir kıyımı birbirine keskinlik

Damda

Çatıda

Tavanarasında

Odalarda-modalarda, Bodrumlarda ,

Küvet silikliği banyo beyazlaşması külbeniz,

Kendinden ancak kaçınılmasız seri katilleşmeler çoğulsuları beklenen

Ve ondan gayrı hiçbirşey beklenmeyen

Cellat cebelleşmeleriyle herc-ü merç

Sebep o sebep

Blok blok basmakalıplaşmaktan artığa zangır tangır züğürtten...

Bütün bir yeryüzü küresini zincirsiz zindanlara gardiyanlayanların

Meşhur meydancısı olma dikizleri altında

Gelsin ağlatsın da nasıl ağlatırsa ağlatsınlı eğri büğrücene grafik

Binlerce parçalardan biraraya getirilmiş pazarolanın

Duyuları kundaklı

Kursakları aç

Omuzları bela yüklüsü

Küllük külüstüranlıkları verim artırmakla mecbur

Canları ha çıktı ha çıkacağa yavan ve çıplağa tutsakken insan

İşte oturamayıp o çöplükte ve yazıyorsam bunun için yazıyorum...

Söylüyorsam,

Suskunluğu yakışıklı çekilsin diye değil artiz donları butikleşmelerin

Beğensinler alsınlar vitrinlerine

Niyetim hayata hükmünü bağlamış kelimelerle can katmaktır

Maksadı en üryan yaşamaktan yol tutan kendi adına doğan günlerle

Kesintisiz, kısıntısız , takıntısız..kasıttan azad...

Anlamayan anlasın....!

İster anlasın ister yahutta anlamasın aha şunu,

Şuraya niye yazdığımdır çengelsiz ve engelsiz...

Aksigüzeli mümkündür demeye bize kendini feda eden hayatı

Onursayıp kutsayarak

Her yol kıvrımında benimle dolup dolaşan cansuyundan ırmakları

Batmış boğulmuş bir damlada çöl çoraklara komadan

Kim ne derse desin

Yahut demesin

Ya da nasıl bakarsa baksın bana kim, hangi körlükle ve nasıl,

Umursayıp

İplemeden aha şunun şurasını niye yazdığıma ben....

Kendimi izleyip işaret edeceğim dün olduğu gibi hem de yarın

Bugün ...

şu beni bana yazan aşkı klavuz edip sağımla -solumla

Uğruma

Uzağıma....

Yine kendimi koyarak alnı açıktan

Başı divanesine denngimin

Askısız düşüme düneğime yaşam toprağı serperek her tutamladığım avuçta

Binbir hayat ve dönence

Ölesiye kadar sevincine kapıldığım sevmelerimin hakkıyla

Gururla

İnatla

İnançla

Zevkle ve samimiyetle...

Anlamayan anlasın..!

Seyfi Karaca.........Mayıs / 11

"Kavşaklar vardır hayatımızı insan noktasında bir eden"

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...