Şiir • Bilinmiyor

Kırmızı Karanfil’in Aşkı (3)

Minik kızından ayrı

Toprağa düşmesiyle

Filizlendi karanfil…

Yine tomurcukları

Yaprak yaprak açıldı

Musiki gibi, koku

Etrafına saçıldı…

Ayların ağırlığı

Çiçeğin boynundaydı

Temiz aşkının bağı

Şebnemin koynundaydı…

Her sabah şafak vakti,

Kırmızı güzel rengi

Güneşle açılırdı…

Güzel kız yaşlı gözle

Günlerini bağladı.

Günleri azap oldu,

Bir mucize beklemek

Ona bir serap oldu…

Karanfili ayrıydı

Ne gelirdi elinden

Istırap çok acıydı

Yaralıydı kalbinden…

Ümitsiz yaşamanın

Zararı kalbe olur

Her karanlık akşamın

Bir beyaz fecri olur…

Ayrılık bir ummandır

Tutuşan gönüllere

Ölüm acı figandır

Aşktan yaşlı gözlere…

Günleri günler aldı

Her gelecek yarını

Soğuk akşamlar sardı…

Güzel kız için için

Eriyordu gittikçe

Mukaddes aşkı için

Sönüyordu gittikçe…

Sisli bir bahar günü

Tanyeri ağarırken

Üzüm siyahı gözü

Ayrılık çağırırken

Bir ümit soldu gitti…

Dönüşü bulunmayan

Bu sonsuz girdaplı yol

Ne kadar da karanlık

Karanlıktan ağlayan

Ruhlara rastlanıyor

Ruhlar karşılaştıkça

Sular gibi çağlıyor.

Küçük kız matemlerle

Serviler ülkesinin

Yoluna çıkarıldı

Küçük bir servi dibi

Onun için ayrıldı…

Şimdi yalnız kalmıştı…

Duvarları topraktan

Dört köşe küçük oda

Bir zamanın aşkıyla

Yaşayanı almıştı.

Serviler ülkesinin

O gün de kapıları

Ağır ağır kapanıp

Misafirleriyle kaldı…

"Minik kızından ayrı"

Birden sisler yağmurla

Rüzgarlar fırtınayla

Karışıp bora oldu

Karanfilin şebnemi

Yağmurla kardeş oldu

Açılan tomurcuklar

Şiddetle sarsıldılar

Topraklarından kopup

Rüzgara asıldılar…

Ortalık yavaş yavaş

Duruldu, sis kayboldu

Bir bahar gecesiyken

Bir yaz sabahı oldu…

Serviler ülkesinin

Sessiz fısıltıları

Haberler veriyordu

Yeni bir yolcu daha

Rüzgarla uğramıştı

Bir servinin dibine

Düşüp orda kalmıştı…

Günler haftalar sonra

Serviler ülkesine

Ziyarete gelenler

Serviciğin dibinde

Al bir çiçek gördüler…

Gözler yaşlarla doldu,

Fısıltılar kayboldu.

Çiçek mukaddes aşkdan

Bir ilahi nur oldu…

Latif kırmızılığın

Boynu tekrar büküldü

Kökler, siyah odanın

Toprağına süzüldü…

Bağrındaki şebnemi

Aşkının ateşiyle

Bir buhar oldu uçtu

Kopan yapraklarını

Serviliklere saçtı…

Her servinin sahibi

Beklemezken misafir

Daha akşam olmadan

Onlara oldu fecir…

Karanfil, sızısıyla

Serviler dizisiyle

Yapyalnız orda kaldı

Toprak yavaştan onu

Kendine doğru aldı…

Karanfil artık orda

Sonsuz geceye daldı.

Çünkü o derinlikte

Küçük kızcağız vardı…

Muhip Erdener SOYDAN

15 Haziran 1963 Cumartesi Saat: 13:23

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...