Şiir • Bilinmiyor

Kardan Atlar Çekiyor Buzdan Tabutları

Yazar / Şair

Tahsin Özmen
person

ben daima…;

çocukların her yerde aynı tonda ağladığına

açlıkla büyünmediğine, acıların kardeşliğine

mahcubiyetin masumiyetten geldiğine

ağaçlar eşit kuşlar eşit canlar eşit diye…

insanların eşitliğine inandım

.

çocukları şekersiz, bilyesiz düş kurmaz

sapanıyla taş atan hiç bir çocuğu...

yalınayak kaçarken kurşun vurmaz

insanlık…altında kalır

el açmış mutlu sokaklar düşlerken…

gökteki metal kuşlardan…

kimyasallar, patlayan misketler atılmaz sandım

.

hiç olmazsa hüsn-ü adâptandır diye…

açlıktan boğazı örümcek bağlamış bebekler kefene belenirken

biraz olsun vicdanlar sızlar da…komşu açken tok yatılmaz sandım

çocuklara ölümü hiç yakıştıramadım…!

birileri…;

can bildikleri…

canı canandan almak

cellâdı olmak için…mahkeme-i kübra’yı kurmuşlar

önce kadın bedenlerini…

kirlenmiş her hissin yurdu saymışlar

sonra da günahkâr kadınlığın kefareti deyip…

katli vacipte karar kılmışlar

.

cehennemi hep onlara verip…cenneti hep kendilerine alan

yaşamayı haram…ölümü helâl kılan

ya töre ya da koca infazıyla…tüm güvercinleri vurmuşlar

.

gelinlik yerine...

kan damlalarının gelincik tarlasına döndürdüğü kefene sarıp...

kardan atların çektiği…buzdan tabutlara koymuşlar

kadınlara ölümü hiç yakıştıramadım…!

bazen vatan…

bazen bir gaye-yi hayâl uğruna

kardeş kardeşi vurmuş…

insan insanı boğmuş insan kanında

henüz bıyığı terlememiş bir oğul getirmişler bembeyaz kefeniyle…

elleri ayakları yok…

“kurşun yarası…kızıl karanfil gibi açmış alnında” *

delikanlılara ölümü hiç yakıştıramadım…!

.

hiroşima ne ki…

bütün gönderip…

parçaları gelen oğlu yerine ölmek isteyen ana yüreğinin yanında

düşündüm…!

şu deniz hangi ananın gözyaşı…bu insan çölünün ortasında

.

hangi buluta baksam çığlık yağıyor

hangi ananın kapısını çalsam…ölüm sağıyor

oysa hangi ana günahkârdır...cennet ayağının altında

analara ölümü hiç yakıştıramadım…!

taş plak değil ki yürek…gramofon iğnesi acıtmasın

içerdeki irin aksın…ciğerdeki ateş sönsün… acı dinsin diye

evladı yitik bir ananın gözlerinde yaş olup akmak istedim

zamansız hayatlar solmasın…zulüm bitsin…ölüm olmasın diye

her yanda barışa bandırılmış kandiller yakmak istedim

.

fakat acıyı ne bıçak keser…

ne ceset tadar…ne de terazi tartarmış

yüreğimde yeşerterek büyüttüğüm ey vicdan…!

ben hep sana sığındım, hep sana sarıldım

kan yıldızlara sıçradı…

gözyaşım kıpkırmızı…hangi dilde ağlasam şimdi

neye tutundumsa kırıldı…neye inandımsa yanıldım

"ben daima…;"

anladım…;

çiçek açmazmış kanda

yaşamak için yapılsa da her kavga

kimse tahtından indirememiş ölümü…her mezar bir varın sonuymuş

günde beş değil…

beş yüz kere secdeye yatsam ne çıkar

meğer hayat…

tüm cevapları yanlış beş şıklı bir soruymuş

.

bilirim…;

her şair…

kalemini yüreğine bansa da

şiirlerini kırk karatlık elmas sansa da

dokuz-nokta-ikilik deprem ne ki…

şiirler şair cesetleriyle doluymuş

şairlere ölümü hiç yakıştıramadım…!

.

ölüm bana alıştı da…

ben kendimi ölüme alıştıramadım…!

üç-beş karış boşluğu doldurma değilmiş

ölümü hiç kimseye yakıştıramadım…!

hiç kimseye yakıştıramadım…!

hiç kimseye…!

hiç…!

..

.

1987

*Büyük Usta Nazım’dan

tahsin özmen bez bebekler de üşür çatım&baskı yay ank 2006

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...