Şiir • Bilinmiyor

Güzayları Göçende

Yazar / Şair

Seyfi Karaca
person

Gelip geçen güzayları ıssızın bir vakit

Kendi duvarları dibine devrilmiş soğuk bir oda gibiydi kerpiçlerin sokağı

Arada ne çanak çömlek kırıkları vardı

Ne palamut kozalarından şapkalı insancıklar giydiren kardelen masalı

Bozulmuş bir happan oyunundan kalma burgun sessizlik tortusu pınara yakın

Kendi içine kapanmış hayli yaraydı ahhhh içinde çağlasız çekirdek

İlhan' a rastladım ikindiyi geçkinlikte ansızın

Göğsü kabarmış gökgürültülerin sağnağından hüyükler boşandı

Sanırım sevinçten ne yaman, ah ne yaman

Dallarına sarılmış üzüm salkımları gibiydi bizi bağrımıza basan bağlar

Tiril tiril bahçeler güzden betere solgun

Delirmişcesine çocuklaştı çelikten çomaktan herşey,

Dün sağıldı navruzleyin dar vakit

Sarı dağları esmiş yayla çiçekleri tüttü sarıldığımız sineden kuzaylı

Sittiyi sordu ilhan

Bildim dedim...

Ebişi sordu

Bildim dedim

Dayıyı...

Şahanderi

Haccalıyı

Guleseri

Hamza dayıyı

Ceddini

Gocümeri

Hacimeri

Ortapınarı...Bildim dedim...Hepsini bildim...

Ya bu yanmış duvarı

Yıkılmış öreni

Kırık kapıyı

Tütmez bacayı....

Ya dedi...İlhan...

Herkes gidip de en sonuncuya diyar-ı sılada yapayalnızlığa köşk kuran

Sevgili İlhan dedi ki....

Ya bu uçsuz bucaksız kimsesizliğin

Yerinde yeller esenini bildin mi...? dedi...

Durdu nutkum...

Düğümlendi dilim, damağım damağıma yapıştı...

Çöl bir ağrıydı içimde kavrulup yanan genzim...

Ve benzi soluk bir gül idi sokağına halsiz düşen solgun Menteşe...

Bilemedim dedim...

Bilemedim....

Seyfi Karaca............Ocak / 12

"Gelip geçen güzayları ıssızın bir vakit"

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...