Şiir • Bilinmiyor

Gülüşünün Izini Sürüyorum

Yazar / Şair

Savaş Karaduman

Bu gece sensizim

Ve sokağa terk edilmiş yaralı bir aşk gibi

Kör kütük öksüzüm yine…

Parmak uçlarımda ateş böcekleri

Gülüşünün izini sürüyorum

Ve aşk tadında bir sevinci paylaşır gibi

Sevgiliye bir gülü ve bir gülüşü emanet eder gibi

Bir demet kır çiçeği ve sebepsiz bir aşkı sunar gibi

Ve imkânsız ve ıssız bir bakışı armağan eder gibi

Senin için ay ışığı biriktirip

Yıldız topluyorum gökyüzünden

Ve gökteki yıldızlar gibi ışıl ışıl yanarak

Karanlığı yırtan bir ışık hızıyla

Ve rotasını aşka şaşırmış bir meteor yağmuru gibi

Yokluğunun atmosferine çarpa çarpa

Yüreğine düşüyorum sevgilim

Ve saçlarını yıkıyorum yıldızlarla

Pırıl pırıl okşayarak…

Bu gece sensizim

Ve içimde yakılan bir roman ve bir şiir gibi

Kör kütük yangınım yine…

Parmak uçlarımda ay ışığı

Gülüşünün izini sürüyorum

Ve çığlık çığlığa bir martı kanadıyla

Bir uçtan diğer uca adını yazıyorum kumsallara

Mavi, masmavi derinliğine dalıyorum denizinin

Avuçlarımda deniz kokusu ve yakamozlar

Dalgaların sesine ve yokluğuna çarpa çarpa

Keskin bir dağ sırtında yürüyorum sana

Ve serin dağ rüzgârlarıyla öpüyorum

Gülen yüzünü senin…

Bu gece sensizim

Sensizliğim kör kütük hasret

Ve kör kütük sevda yine…

Parmak uçlarımda teninin sıcaklığı

Gülüşünün izini sürüyorum

Ve yokluğunun yangınında yanıyorum her gece

Gözlerinin derinliğinde kaybolup

Balta girmemiş ormanlarına dalıyorum yüreğinin

Geçit vermez dağlarına tırmanıyorum

Ürkek ve yaralı bir serçe gibi

En derin uçurumlarına düşüyorum gülüşünün

Ve bir deprem gibi

Sevda sevda sarsılarak

Yüreğinin orta yerine yıkıyorum yalnızlığımı…

Bu gece sensizim

Ve ocağı söndürülmüş yıkık bir yuva gibi

Kör kütük soğuk ve kör kütük yalnızım yine…

Parmak uçlarımda göçmen kuşları

Gülüşünün izini sürüyorum

Ve soluk soluğa konmak istiyorum gözlerinin kıyısına

Göç yollarım uçurum, göç yollarım deprem,

Göç yollarım yangın yeri, göç yollarım hasret,

Göç yollarım ulaşıldıkça ulaşılmaz olan gülüşün senin…

Ah Sevgilim, ah Sevgilim

Sere serpe uzansın yeryüzüne gülüşün

Göç ettiğim yollarıma çık

Ve konacak bir dal gibi uzat bana yüreğini

Yangınlarımı sürükleyen taşkın bir sel gibi

Yüreğime düşen bir damla gülüş gibi dön artık bana

Dön ve yangınımdan arta kalan küllerimi savur gökyüzüne

Yalnızlığımı baştan çıkartan bir gülüş gibi dön

Yıldırım bir aşkla yüreğime çarpar gibi dön

Dön ve yerle yeksan et yalnızlığımı

Gülüşünü, o bitimsiz gülüşünü esirgeme benden sakın…

Bu gece sensizim

Ve çığlığını kaybetmiş bir şehir gibi

Kör kütük suskunum yine…

Parmak uçlarımda sağanak bir yağmur

Gülüşünün izini sürüyorum

Ve her gün yinelenen sonsuz bir devinim ve aşkla

Aklımı başımdan alan o sonsuz güzelliğin

Gözlerinde vurgunlar yediğim o dipsiz bakışların

Ve yüreğimde umarsızca çarpan

O bitimsiz gülüşün gibi seviyorum seni hala…

Bu gece sensizim

Ve aşka dair anlamını yitirmiş bozuk bir cümle gibi

Kör kütük şaşkın

Ve bulutların terk edip gittiği

Acemi bir yağmur damlası gibi

Kör kütük küskünüm sana…

Alelacele giderken unuttuğun bir eşya

Ve ölüsü kıyıya vuran Kobani’li mülteci bir çocuk gibi

Okyanus ortasında çaresiz

Ve ellerinsiz bırakma beni

Bırakma, çekip gitme uzağıma

Gitme… Gitme…

Gülüşünü, bakışını

Yüreğinin sıcağını alıp gitme benden

Sevdamı karşılıksız aşkların buz kesmiş dağlarına

Ve kurumuş bir dal gibi yangınlar ortasına atma

Yokluğunla sınama beni

Gitme… Gitme…

Fırtınalar ortasında savrulan yavru bir serce

Ve dalından düşen

Kuru bir yaprak gibi terk edip gitme beni

Yüreğime yakın dur

Gülüşünle sar sarmala, yüreğinle okşayarak kucakla beni

Ve unutma

Ve unutma ki sevgilim

İlacı senin bir yudum gülüşünde saklı olan

Ve yüreğimde şuursuzca açtığın bir kurşun yarasıdır aşk…

"Bu gece sensizim"

Bu gece sensizim

Bir uçurum kenarı, bir ustura ağzı

Ve alnıma dayalı bir namlu ucu gibi

Kör kütük bir intihar anıyım yine…

Parmak uçlarımda hüzünlü şarkılar

Gülüşünün izini sürüyorum

Ve şiirler yazıyorum yokluğuna

Sensizlik makamında şarkılar söylüyorum

Ve şerefine kaldırıp yüreğimdeki tüm hüzünleri

Yudum yudum içiyorum

O bitimsiz gülüşünü senin…

Gülüşün sevgilim

Gülüşün fena halde çarpıyor beni

Başım dönüyor

Gülüşün dolaşıyor damarlarımda

Ve damla damla ıslanıyorum gülüşünün yağmurlarında

Gel tut beni, sevda sıklam düşmeden önce yere

Gülüşünle kör kütük sarhoşum yine…

Bu gece sensizim

Işığını gözlerime düşüren masmavi bir ay

Ve imkânsız bir bakış gibi

Kör kütük gözlerinin esiriyim yine

Gözlerin sevgilim

Gözlerin, bakışlarında yaramaz bir çocuk gibi

Kaybolup gidişim benim…

Bu gece sensizim

Yaralarımı usulca saran sihirli bir gülüş

Ve imkânsız bir öpüş gibi

Kör kütük gülüşünün esiriyim yine

Gülüşün sevgilim

Gülüşün, tarifi imkânsız en güzel düşüm benim…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...