Şiir • Bilinmiyor

Düşlerim Üşüyor Sensiz

Yazar / Şair

Savaş Karaduman

Dışarıda kar

Dudaklarından gülüş yağıyor avuçlarıma

Ve narin bir kar tanesi

Ve sevinçle dans eden bir devrim anı gibi

Yüreğimin doruklarına yağıyorsun kar tanem…

Sarmaş dolaş bir hasretle özlüyorum

Ve camların buğusuna kazıyorum adını

Sevdasına göç ettiğim gözlerin

Ve imkânsız bir aşkla

Derinliğine bir çığ gibi düştüğüm bakışların geliyor aklıma…

Gözlerim gülüşüne tutsak

Baktığım her yerde uçsuz bucaksız güzelliğin

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Soğuk gecelerin sensiz karanlığında

Sıcak ülkeler düşleyen kimsesiz bir çocuğum ben

Kar altında buza kesmiş bir yangın

Ve yüreğinde bombalar patlatılan bir savaş ortasıyım…

Gözyaşlarından vurulan sessiz bir çığlık

Ve yurdundan yalınayak kopartılan yaralı bir Ezidiyim…

Yokluğun karanlık, yokluğun zindan

Yokluğun soğuk, yokluğun ayaz

Yokluğun bin asırlık yalnızlık

Yokluğun korkunç bir hiçlik duygusu

Yokluğun ser sefil çaresizlik

Yokluğun deprem ve üzerime amansızca çöken hasret…

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Sensiz ormanlarda baharı düşleyen

Dalları kırık ve yapraksız

Ve kar altında buza kesmiş, çırılçıplak titreşen bir ağacım ben…

Roboski’de devlet eliyle parçalanan kaçakçıyım…

Kürdüm ben, yüreğinde tahrip gücü yüksek bombalar patlatılan…

Cizre’de çocukların gözyaşı

Ve kanayan bir hançer yarasıyım…

Delik deşik bir duvar ardıyım kurşunlarla vurulan

Ve dondurucuda saklanan bir çocuk ölüsüyüm…

Polis panzeriyle yerlerde sürüklenen benzersiz bir acı

Ve cesedi çırılçıplak teşhir edilen bir kadın gerillayım…

Yüreğim üşüyor ateş altında yanarken ülkem

Köklerim kuruyor, gövdem çürüyor

Sıcaklığını düşlüyorum ay ışığında parıldayan gülüşünün

Düşlerim, düşlerim üşüyor sensiz

Buzlar sarkıyor avuçlarımdan

Gözlerinden çığlar düşüyor yüreğime

Sevda yüklü bakışlarını özlüyorum

Gözlerinden, gözlerinden öpüyorum seni…

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Yaralarımı kanatan yokluğun senin

Hava soğuk, hava ayaz, hava bıçak gibi keskin

Ve bu kirli ve bu metal rengi buz gibi havalarda

Isıtmak için üşüyen ellerini

Benden başka hiç kimse

Senin için yakmayacak kendini…

Ah sevgilim, ah sevgilim

Nicedir yağan karın büyüsüne

Sıcak odaların miskinliğine yenik düştü

Ve bir başka bahara ikmale kaldı aşklar…

Bense düşlerimle baş başa seninleyim

Sana olan aşkımı çoğaltıyorum sokak aralarında

Bir direniş, bir öpüş, bir gülüş

Ve bir bahar tadında

Yeniden filizlenip çiçeklenmek istiyorum sana

Dışarıda kar, dağlarda ateş, dağlarda isyan

Dağlarda kadın gerillanın o muhteşem gülüşü

Ve ellerinde sevdanla açan kardelen çiçekleri var…

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Yüreğine kamp kurduğum dağlarını özlüyorum

Gülüşünden, gülüşünden öpüyorum seni…

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Gülüşün dalga dalga bir deniz gibi

Gözlerimin kıyısına vuruyor

Ve martı sesleriyle çığlık çığlığa haykırıyorum sana

Ey sağanak gülüşünle sırılsıklam ıslandığım

Ve gözlerinde kaybolduğum orman bakışlı kadın!

Ey sahillerime dalga dalga vuran hırcın denizim!

Ey yüreğimde aşkla açan gelincik çiçeğim!

Ve ey! son nefesimi uğruna sakladığım can tanem!

Sevgilim, karanfilim, gonca gülüm

Ey yapraklarımın üzerine sere serpe uzanan çiy tanem!

Ve yüreğime kor ateşler gibi düşen sevda yangınım!

Nar tanem, kar tanem, bir tanem, aşk tanem

Mucize aşklar, imkânsız kavuşmalar

Ve hep güzel ve hep mutlu sonla biten sevda masalım

Ve bir gül ve bir gülüş

Ve bir öpüş kadar muhteşem güzel kadın!

Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum

Öptüğün günden beri dudaklarım yangın yeri

Ve yüreğimde gülüşünün unutulmaz tadı…

"Dışarıda kar"

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Dünyayı başıma yıkan, hasretin senin…

Hava soğuk, hava ayaz, hava bıçak gibi keskin

Sensiz her yer uçurum, her yer karanlık

Her yer uzak, her yer tuzak bana…

Firari bir aşkla kaçağa düştüm, izinsiz girdim sahillerine

Tel örgülerini, aşılmaz duvarlarını aştım senin…

Yıllarca yüreğinin varoşlarında kaçak dolaştım durdum…

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Sevdandan sabıkalıyım

Görüldüğüm her yerde vuracaklar beni

Bu yasaklanmış aşklar diyarında bana yer yok artık

Yüreğine sığınıyorum, gülüşüne iltica ediyorum

Yüreğim sana hasret, sevdam sana mülteci…

Ah sevgilim! Ah sevgilim!

Sensiz sevincini haykıramayan

Ve gülüşünü yüzüne vuramayan kimsesiz bir çocuğum ben…

Soma’da kan ter içindeyim

Kömür karasıyım…

Yer altında, göçüklerde nefessiz yanan bir madenciyim

Yürek yarasıyım…

Ölenlerin ardından dökülen gözyaşı

Ve yana yana yakılan bir ağıtım…

İşlenen cinayetlere karşı asi bir çığlık

Ve kömür karası bir öfkeyim…

Vahşi bir sömürünün en ucuz kurbanıyım ben

Göçükler, yangınlar

Ve ölümüme sebep ihmaller altındayım…

Uzat bana ellerini sevgilim

Gülüşünle sar sarmala

Ve kurtar beni bu cehennem azabından artık

Yüreğimi ısıtan güneşim, ciğerlerime dolan nefesim

Ve yüreğimdeki göçükleri aydınlatan ışığım ol…

Uzat öpülesi ellerini uzat bana,

Yokluğuna kaybolmadan tut beni.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...