Şiir • Bilinmiyor

Geçmişe Özlem

Yazar / Şair

Necati ŞİMŞEK
person

Hiç gecenin bir yarısında

Buram, buram terlediğin anda

Çıkıp ta bir köy evinin damına

Türkü dolandı mı hiç diline

Söyledin mi hiç esen yellerle beraber,

Göz kırpıp, selam veren yıldızların altında

Sadece ay ışığında

Etrafına toplayıp konu komşuyu

Masal anlattın mı hiç çocuklara…

Tek eğlencenin masal olduğu yıllarda

Götürdün mü umutlarını

Kaf dağının ardına

Dövüştürdün mü koskoca devi

Keloğlan, keleş oğlanla…

Üzeri bezle örtülüp soğumasın diye

Kenarda bekletilen demini alsın diye

Çay içtin mi hiç, mavi emayeden çaydanlıkla

Hüpleye hüpleye…

Babaannen sandığından çıkarıp cevizleri

Önüne attı mı?

Hepsini sana kırdırıp

Artanını da bayramda elceğizleriyle yaptığı

Baklavaya kattı mı?

Var mıydı mantar tabancan

Hem de iki tane mantar alan

Daha mantarı takarken

Patladı mı hiç elinde…

Sıçradı mı elbiselerine, gözüne

Annen dedi mi hiç

Bakmazsan öyle olur sözüme…

Hiç eşeğin sırtına binip

Her gün tarlaya gidip

Buğday biçtin mi?

Köy harmanının olduğu yerdeki pınardan

Hiç buz gibi su içtin mi?

Akıta, akıta ağzının kenarlarından…

Akşam tarladan dönerken köye

O uzun hava dolandı mı diline;

“Akşam olur tepelerin ardından,

Bana gelsen ölür müydün acından”

“Yeğin olur bizim elin ekini

Top, top olmuş Meyro kızın kekili”

Kaybedip de kendini, tarlalarda

İçindeki korkuyu yenmek için aslında

Gecenin karanlığında

Türkü çağıra, çağıra

Döndün mü köye…

Bazen de buğdayı un yapmaya

Gittin mi o suyla çalışan değirmene

Saatini kaybettin mi kolundan çıkarıp

Dalınca oyuna,

Dedenden azar yedin mi hiç

Başını önüne eğip…

Kuzuları hiç aldın mı eline

Hiç baktın mı kömür gözlerine

Nasıl sokulur annesine…

Sabahleyin kalktın mı hiç ezanla

Bal getirdiler mi hiç koskoca sahan la

Hiç koyun sütü içtin mi?

Daha yeni pişmiş, dışı kapkara kazan da

Bazlamayı hiç gevrettin mi?

Ocağın kenarın da

Doğradın mı gevremiş bazlamayı tarhana çorbasına…

Bu anlattıklarımın sonu gelmez

Boşuna beklersin

İçini burktuysa biraz,

Anladım,

Bizdensin…

Biz emsalsin…

Çocukluğunda televizyon bilmeyen,

Lastik ayakkabıdan başka, ayakkabı

Bayramdan başka yeni elbise giymeyen

Her türlü oyuncağını kendisi yapıp

Oyunları da kendisi icat edip

Oynayan takımındansın…

Telden araba yapıp sattın mı?

Çamurdan Radyo yapıp

Antenini de kurumuş buğday sapından yaptın mı?

Üstelik

Kendin çalıp, kendin dinledin mi?

Hem de en sevdiğin şarkıları…

Gel şimdi bu anlattıklarımla

Şimdiki gençliği kıyasla

Çocukluğu kıyasla…

Evvelden kız çocuklarının bebeği bez di,

Al sana! Şimdi her taraf, Barbi, Sindi…

Oyun mu oynuyor çocuklar şimdi…

Nerede kaldı evliliğin ilk provaları evcilikler,

Neredeyse şimdi çocukken evlenecekler…

Derler ya hani

Tüfenk icat oldu mertlik bozuldu…

Teknoloji geldi ama

Bana göre

Her şey bozuldu…

Ne ebemin yaptığı ayran kaldı, ne yoğurt

Artık her şey gübreli

Ekoloji yi unut…

Toprak ana bile bıktı belki

Nazlanarak veriyor san ki

Önceden ‘Ter’leyen yoğurt

TEREYAĞ olurdu

Şimdi marketlerde görüyor çocuklarımız

Süt ve yoğurdu…

Peki, böyle olması

İyi mi oldu…

Hayır, hayır…

Bana göre hayır…

Vücutlar narinleşti,

Hastalıklar yerleşti…

Herkes midesin den rahatsız

Çünkü belli değil çoğunun yediği…

"Hiç gecenin bir yarısında"

Tabiat bize halâ veriyor, her şeyi

Ama biz bozuyoruz çevreyi…

Gençlerimize örnek

Nasıl olunacaksa olalım

Onları koruyalım…

Dünyamızı yıkmayalım,

Yeniden yapalım…

Bu şiirimde istedim ki

Anıları yaşatalım

Bu günü

Geçmişle kıyaslayalım…

26.05.2007

Necati ŞİMŞEK

Ankara

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...