Şiir • Bilinmiyor

Gazete Fotoğrafları Üstüne

Yazar / Şair

Nâzım HİKMET
person

1

Kara Yara

Birinci sayfada yatıyor iki sütun üstüne

iki çıplak yavrucuk,

birinci sayfada iki sütun üstüne

bir avuç kemik deri.

Delinmiş patlamış etleri.

Biri Diyarbakırlı, Erganili biri.

Kolları bacakları kargacık burgacık,

kafaları kocaman,

ağızları korkunç bir haykırışla açık,

birinci sayfada taşla ezilmiş iki kurbağacık.

İki kurbağacık

kara yaralı iki yavrum benim.

Yılda kim bilir kaç bininiz

acı suya bile doymadan gelip gidiyor...

Ve müsteşar bey :

(Kara Yaraya tutulası)

"Endişeye mahal yok," diyor.

3 Ağustos 1959

2

Emniyet Müdürü

Güneş bir yara gibi açılmış gökte

akıyor kanı.

Uçak alanı.

Karşılayıcılar, eller göbekte :

coplar, cipler,

hapisane duvarları, karakollar

ve darağaçlarında sallanan ipler

ve siviller göze görünmez

ve bir çocuk işkenceye dayanamadı

attı kendini Emniyet'te üçüncü kattan.

Ve işte Emniyet Müdürü bey

uçaktan iniyorlar

Amerika'dan dönüyorlar

mesleki tetkikattan.

İncelediler uyku uyutmamak usullerini

ve memnun kaldılar pek

hayalara bağlanan elektrottan

ve bizdeki tabutlukların üstüne bir de konferans vererek

açıkladılar faydalarını

koltuk altlarına kaynar yumurta koymanın,

boyun derisini kibritle ince ince yakıp soymanın.

Emniyet Müdürü bey uçaktan iniyorlar

Amerika'dan dönüyorlar

ve coplar cipler

ve darağaçlarında sallanan ipler

üstat döndü diye seviniyorlar.

1959

3

Adnan Bey

Türküler söylendikçe Türk diliyle

Seni seviyorum gülüm, dendikçe Türk diliyle

Türk diliyle gülünüp

Türk diliyle ağıtlar yakıldıkça, Adnan Bey,

ben anılacağım,

anılacak Türk diliyle size sövüşüm.

Tarlalarımıza girmiş değil sizin gibisi yaban domuzunun.

Şehrimiz görmüş değil yangının sizden kanlısını.

Bir adınız var, Adnan Bey, adımıza benzeyen.

Dilimiz kuruyor dilimizi konuştuğunuz için.

Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz.

Yüz Türkiye olsa

elinizden de gelse

yüzünü de zincire vurur

yüz kere satarsınız.

Milletimin en talihsiz gecesi

ana rahmine düştüğünüz gecedir.

1959

4

Ahmet Emin Yalman

"1"

Selanikli Osman Efendi

keskin muhasebecilerdendi

ama o da yanıldı ömründe bir kere

yanlış bir tohum atıp rahm-i madere.

Bu tohum dünyaya çıkıp insan biçimini aldıysa da,

boyu bir karış kaldıysa da,

öyle haltlar yedi, öyle işler karıştırdı ki

sövdüler kabrinde bile babası Osman Efendiye.

Osman Efendi, Ahmet Emin adını takmıştı tohumuna,

Ahmet Emin, Yalman'lığı kattı buna

ve Ahmet Emin Yalman

önce Alaman oldu sonra Amerikan.

Ona göre her devirde, her zaman

satılacak bir gazeteydi "Vatan"

ve hazret sattı vatanı.

Hapse atacaklarmış Ahmet Emin Yalman'ı

Amerikana yaranmaktaki rekabet yüzünden.

Hapisteki hırsızlara acıyorum ben,

ahlâkları bozulacak

Emin Beyle aynı damda yaşayarak...

1959

5

Refik Koraltan

«Tekstilde umutsuz durum.

Bir işsiz kezzap içti.

Bir milyon çocuk okuldan mahrum.

Kara yara Mardin'e geçti.

Grev yapan işçiler yakalandı.

Köylü, çiftliklerinin ekinini yakıyor...»

Bir gazete sayfasında

başlıkların arasından bakıyor başkan

başkan Refik Bey,

bel bel bakıyor.

Büyük Millet Meclisi'nin sahibi

gösteriyor suratını milletime

bilmem neyini gösteren bir deli gibi.

Biliyoruz,

odur küçük dağları

ve dağların doğurduğu fareleri yaratan

ve Debreli Hasan gibi martini atan.

Biliyoruz,

tutmuş elinden Amerikan :

Yürü ya Refik kulum, demiş

ve Refik Bey yürümüş,

göbeği kendinden bir karış önde,

diz kapaklarına kadar kana batarak,

millî şerefimizin kemikleri üstünde.

Biliyoruz, biliyoruz,

bu vatanın anasını ağlatan

bir İsmet, bir Adnan, bir de Koraltan.

1959

6

Korku

Korkuyor Adnan Menderes

ölülerden korkuyor.

Kore dağlarından geliyor kimi

apaçık gözleri dumanlı

kaytan bıyıkları kanlı

yaşları yirmi.

Korkuyor Adnan Menderes

ölülerden korkuyor

hele çocuk ölülerinden.

Karınları davul gibi, boyunları çöpten ince,

kırıyorlar Adnan Bey'in mutfak camlarını

her gece mezarlarından çıkınca...

Korkuyor Adnan Menderes

dirilerden korkuyor

hele çarıklılardan

hele kasketlilerden.

Kasketliler hayını bağışlamayı bilmez.

Korkuyor Adnan Menderes

kocaman yanakları

sarkıyor yağlı, sarı.

Korkuyor Adnan Menderes

üç saata indi uykusu.

Korkuyor Adnan Menderes

hiçbir korkuya benzemez

halkını satanın korkusu.

1959

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...