Şiir • Bilinmiyor

Ev

Yazar / Şair

Galip Sertel
person

Bu ev...Bu ev...Bu ev...

Sabahtan beri

bu evin içine bir ihanettir akan sarı kara

senin bildiğin yanık anızdan daha isli kara...

Çocuklar yine hep öyle güle oynaya

kırmızı gül bağlamışlar uçurtmaya

inip biniyor bulutlara...

"Hayıradır" diyor ihtiyarlar

lâ ilâhe illâllâh bu bir yağmur duası

ve şimdi bulutların en alâsı

mısır tarlasının başına konmalı

yakarışlar su olmalı ey Fuzuli

su kasidesi

bol bol su...

Ve ne oldu da yazılanlar hep oldu...

Bir cennet yazılıydı o zaman evin kapısında

avara tarlalar bile umutlanırdı yazdan yaza...

Açtık,çıplaktık,soğuktuk

kurtlar ulur

birbirimize çoook, çok sokulurduk...

Gerçekten

bir cennet yazılı mıydı o zaman kapılarda?

Çocuktuk,büyüdük,kapıları kapattık

göç gemileri gelir geçer

biz hep geç kalırdık...

"Bu ev...Bu ev...Bu ev..."

Şimdi oralarda

Tuna Boyları'nda nekadar cehennem varsa

sen yolla bana

biz kıyametlere alışık

soykırımlı sürgünlerde ölümleri aştık...

Demokrasiler varsın ağlasın sular buz tutunca

sevilen toprak aynı topraktı

çok görüldü ömür boyu özveriler

acı sözlerle dil dağlandı yokuşlar burcunda

ve yokuşları iniyorum

yokuşlardan inenleri biliyorum sürü sürü,çığlık çığlık...

Renkleri biliyorum

renkler biraz daha solgun

biraz daha sarı karaya çalık

ve uzadıkça bu yağmur duası

biraz daha uzaklaşıyorum bu evden

daha birazcık...

Herşeyimiz satıldı bu evde mezatla

evin içi boş

dolaplar,raflar,duvar yastıkları boş

dışarıda tarlalar,başaklar,bulutlar boş

bir uğursuz boşlukta

oyalanıp duruyor çocukların uçurtması

umutlu, gül kokulu...

Nuh'un gemisi geldi gelecek kalk gidelim Necibe

sen bilirsin

zaman oyalanma zamanı değil,hiç de değil bu evde...

Galip Sertel

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...