Şiir • Bilinmiyor

Devlet Kaç Tazı Tut

Yazar / Şair

Akif KURTULUŞ
person

halkın imlası taşarsa coğrafyadan

geçer onlar iki yağmur damlasının arasından

göstererek devlete bütün zerafetini

belki de onlarbindir

bir çarşıda kendini kaybetmek gibi bir şey olur bu

kefyede buluşanların safrana karışması gibi

gövdeye bulaşan bir bedesten gibi.

orda yeşil, kandan alırken rengini

tarihin biçimine bürünür güneş

kim güvenir peki tarihe

iki kaşın arası varsa

yolunu bulmak için

ateşi savunmak yetiyorsa

avuçta gül ezip göğe fırlatmak neye yarar

tenimizi yeniden tanımlamaktan başka

hayatın diyorduk, geçen gün laf arasında

hiçbir erdemi kalmadı gözümüzden kaçıracak

tattık hepsini, imzalar attık, gazetelere ilanlar verdik

saftirik demişti muhaliflerimiz son genel kurulda bize

halbuki komedyen taklidi yapıyorduk

bozuk terazi kullandık

melankoliyle coşku arasındaki dengeyi bozmamak için

bizden artan nevroz onlara da yaradı

düzmüş oldular sonunda bütün eksiklerini

o gün birisi ateşkes demişti;

bu kadar kısa sürmese

belki de iyi bir çizgi film yapardık kardugh'lardan

araya reklam girince

ölülerimizi toplar, kaşla göz arasında gömerdik

lan yavşak!

derdik film başlayınca kaldığı yerden

değil mi ki bizi her kavşakta polisle korkuttular

oğlumuzun kirvesi de emniyet amiri olsun

insan olan sırf bu inada bağışlardı

en iyi yardımcı oyuncu ödülünü

kimse ben oynarken elime konuşmasın

biz tarihe tanıklık etmek için ifade vermeye geldik

baş başaltı müselles, kapış serbest'te sıramızı savdık

ruhumuz her ne kadar esas duruştaysa da

vicdanımız rahat

bütün geçiş noktalarında şövalye muamelesi gördük

halbuki kavalyeyiz: çünkü hiçbir yere "damsız girilmez"

hayatın bizden sakınacağı bir anlam da kalmadı nasılsa

öğrendi çocuklar kirpinin sırrını

bütün savunması üstüne işeyinceye kadarmış

demek bu kadar saldırgan olmamız boşuna değil

hem artık herkesin bir evtimsahı var

gözyaşımızla sindirim sistemimiz arasındaki

o tuhaf macerayı izlemek kolay oluyor

ne sürüngenlere hakaret ediyoruz

ne de erkekliğimize dokunuyor sulugözlerimiz

savcılar saygın bulmasa da gayretimiz var en azından

kavakların hangi yolla çiftleştiğini anlamaya

hayber kalesi içinde kaçak yapılaşmaya yok mu bir dur diyecek

var!

peki kan kalesi mukimlerine tapu dağıtmak için

törene ne gerek var

yavrucuğum, bizim üç oda bir salon evimiz

davetsiz misafirlere monitörden kim o demeye mecalimiz var

medeni cesaretimiz var: onlar burdan taşınalı çok oldu

tıkırtıya duyarlı bant kaydımız var bizim yerimize zıvanadan çıkan

hanım çabuk silahımı getir! ince, koskoca hırsızlar nasıl tırsıyor

terminalden havaya fırlatılan en büyük asker için

yeri geldiğinde bükerek sustuğumuz

vücut isterse davula gön yaptığımız bir kalbimiz:

bundan bir bumerang öyküsü çıkaracak

iyi edebiyatçılarımız var

"halkın imlası taşarsa coğrafyadan"

orda şimdi

şırnak: kırbaç: şırraak !

hoh hoh hosaybin

iki üç daha fazla katliam

var

bir kulp var ayrılığa takacak

haydi şimdi hep bir ağızdan:

devlet kaç tazı tut!

Yorumlar

masal7837 21.10.2008 11:20:34

nazik yorumunuz için teşekür ederim..