Şiir • Bilinmiyor

Bıçak Kemiğe Dayandı

Yazar / Şair

Bülent Aydınel
person

Güneşi düşe, düşü düşünüşe, düşünüşü gülüşe çevirmekti abdalın işi, ama oldu ama olmadı, eyvallah

Tedbiri mülk eylemeyenin sonu hükümlülüktür sevda mecralarında

Böyle biline dedi suya bakıp sanrıları bulan ulu bilici

Susama kanaat etmeyenin kuşatmasında yeri olmaz hiç kimsenin

Çünkü hepimiz birer susamız

Anlamadım demeye duramadığımız bir yerdeydik

Burada üstadlar anlaşılmak için değil işitilmek için vardılar

Ve oy tarihe tesbih taşı muamelesini layık gören bu katran düzen

Zehr-i zemin bir kederden hoşlanmaktaydılar

Sustuk, her gelen sustu

Sanki Beyrut’ta düşmüş bir barikatın hüznü takıldı

Düşselliğini nesnelliğe dönüştüren her bayrağın altına

Kalktı abdal dedi ki

Ey kendini kendiyle ölçüp gücünü beyninden alanlar, doğrulun

Yorulmak

Yoğrulmanın ve yeniden var olmanın içinde küçük bir maceradır

Yaşanır ve unutulur, doğrulun

Kusur, ekmeği reddedenin, güne ihanet edenin

Okyanusa bakar gibi bakıyorduk o cehennemi uykuya

Durdu su

Sokaklarda uluyan köpekler sustu

Gözleri maviydi, toynakları turuncu

O dört nala boşalan yılkı sustu

Becerebildiğince kırmızı gelincik ormanı uçurumlar

Şahinin avına son kez bakışı sustu

Ve döndü hava

"Güneşi düşe, düşü düşünüşe, düşünüşü gülüşe çevirmekti abdalın işi, ama oldu ama olmadı, eyvallah"

Abdal dedi ki

Göz görmeye ağaç yeşermeye başlayıncaya kadar inatlaşacaksınız

Bu kurşuni kanyonunda bu sebepsiz akarsuyun

Kaşınızın altında kan revan bir cumhuriyet taşıyacaksınız

Asma yapraklarının arasından üzüm taneleri görünene kadar

doğrulun

Kurumadı henüz toprağa düşürdüğünüz şiir

Vezne kabil bir mıntıka bulmasa da elbet çiçeklenecektir

Uyandı göğün altında beraber yalnız yaşayanlar

Acıkmış bir serçe yavrusu gibi yuvasında tarihten habersiz olanlar Uyandı

Abdal dedi ki

Sevda sığınağa sığmaz, bıçak kemiğe dayandı

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...