Şiir • Bilinmiyor

Beyoğlu’ Nda (14)

Yazar / Şair

Dursun TOMBUL
person

Gün batımı,

Uzaklaşırken

Galata Kulesi'nin eteklerinden;

Akşamın

Kasvetli ve dayanılmaz

Karanlığı,

Hızla çıkagelir Tünel'den.

Ve dikilir

İstiklal Caddesi'nin başucuna.

Anılar kaybolur,

Duman altı sokaklarda.

Umutlar,

Donakalırlar loş köşe başlarında.

Son tramvay da

Geçerken

Odakule'nin önünden,

Kimse duyamaz;

Haçopulos Pasajı'nın

Unutulmuşluk feryatlarını.

Ne acıdır ki

Bilen-tanıyan da yoktur,

Gecenin geçen bu son tramvayını.,

Bir dağılmışlığı yaşar

Galatasaray Meydanı.

Çoktan

Alkol komasına girip

Kendinden geçmiştir,

Çiçek Pasajı.

Bitip gitmiştir,

Atlas Sineması.

Yorgun İnci Pastahanesi ile

Yaslanırlar Ağa Camii'ne.

Yerinde yeller esiyor şimdi,

Nerededir Lale Sineması.

Kaderi belli,

Figürandır artık Fitaş Sineması.

Fransız Konsolosluğu'nun önünde

Ne terk ettiğim Rum kızı var,

Ne de beklediğim, aklımı başımdan alan

Çerkez kız gibi yar.

Günah kedisi olmuşum,

Boğazlıyor duygular.

"Gün batımı,"

Kuvvetli kollarıyla sarıp

Bir banka oturtur beni

Taksim Meydanı.

'Bırak' der şiirlerini.

Kes artık

Uçan balon yaşamın ipini.

Çaresizce

Gözüme kestirdiğim bir bankta

Kedi gibi kıvrılıp,

Uyurum.

Gecenin geç saatleri,

Baş ucumda söyler ninnilerini.

Taksim Meydanı'nın,

Misafiriyim bu gece.

Renksiz, desensiz,

Kabuslarla karışık rüyalar,

Alıp götürürler beni

Bilinmeyen o meçhule...

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...