Şiir • Bilinmiyor

Asmaların Dansı

Yazar / Şair

Turgay FİŞEKÇİ
person

1.

Bir Akdeniz Haziran’ında

Öğleye doğru.

Yalnızca kavaklar altında öten cırcırların sesi

---Sıcaktan kaçın diyen sirenler---

Taş sofada

Güneşin yaktığı otların ve toprağın soluk kesen buğusu

Sırtları serin duvarlarda

Köşede yirmi taş oynayanlar :

Kız ergen gibi , oğlan daha kısa pantolonlu.

Kızın taşları süpüren eli

Oğlanın paçasından yavaşça süzülüyor içeri.

Birazdan yüklük odasında

Her günkü oyunlar.

2.

Yağmurlu günlerde seviş benimle

Kuşlar çinko damı gagalarken

Tenimin kokusunu değiştiren yağmurlarda

Sıcak öğlesonlarında seviş benimle

Buhurlar tüterken tenimden

Yanan toprağın buğusu soluğumken

Bahar günleri dereboylarında seviş benimle

Kestane saçlarında kelebekler asılıyken

Yaz geceleri kurumuş dere yataklarında

Sıcak kumlar yatağımız , söğütler çatımız , duvarımızken

Ne olursa olsun sabahları seviş benimle

Dinlenmişliğin gücü kaslarında

İçinde ne varsa dökmenin hazzıyla saran

Sonra ilk kez görür gibi algılaman için

Her sabah öylece bırakayım seni dünyaya

"1."

3.

Kol kıvrımımdan öp beni

Tüylerimin arasında yollar açan dudaklarınla

Mavi damarlarımdan

Bileklerimden öp beni

Nabzımın tıpırtısı tavşan dudağını titretsin

Öpüşten bilezikler kollarımda

Parmaklarımın ucundan öp beni

Soyulmuş yumurta beyazlığındaki etimden

Öpüşlerin yanıp geçen bir ışık değil

Uzun yazların güneşi gibi kalsın tenimde

4.

Asma bahçelerde gezerken omzuna değen elim

kristal taneler gibi döküverir seni toprağa

Basma entarinin çıplak altı ter ter istek

Altımda canlı , bulunmaz bir yumuşaklık

sırtımı göğe dayayıp beni ezen

Memelerini emerken , bacaklarını kıstığında

solumaların volkanik lavlar

Sen bitersin başlar asmalar

açıp kollarını dans etmeye

Neyimi beğenir bilmem

bırakmaz beni

Yeşil , filiz dudakları

Geniş yapraktan elleri

dönerken çevremde

sürünür boynuma

göğsüme

Sallar memelerini salkım sal

-kım

Hangisi tatlı , bir de bundan em bakalım!

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...