Şiir • Bilinmiyor

Akçay - Edremit

Yazar / Şair

Nevzat Bilgiç
person

AKÇAY - EDREMİT

"Balıkesir yöresine"

Güneş doğalı henüz bir saat ,

Ya olmuş , ya da olmamış . . .

Kumsal tenha , deniz daha karışmamış . . .

Suları yara yara her günkü gibi ,

Gelir Körfez ' den bir tekne … Pat … Pat …Pat . . .

" Haydi taze balık !...Taze balık ! …

Sardalya , barbun , palamut ,

Abla ! . . . Hepsi ızgaralık ! . . ."

Der demez , nerden çıktıkları bilinmez ,

Toplanır çevresine kalabalık . . .

. . .

El açıp dilenen yok kıyılarda ,

Herkes onuruyla çalışır , olsa da darda . . .

İşte ! . . . Orta yaşlı bir hanım , kumsalda

Şişe toplar , kararlı adımlarla . . .

Bir başka özürlü genç , geçer arada ,

Oldukça ciddî , özenli bakışlar atar ,

Biriken öteberiyi , hurdacıya satar . . .

İşte gözlediğim bu çalışkan insanlar ,

Kiminin dışını , kiminin içini yakar . . .

….

Canlı adımlarla çıktı burundan ,

Kutudaki gıdaları , tümü korumalı ;

Kıyıların suyundan , kumundan . . .

Adımları gibi canlı , sesi de ,

Duyuldu çağrısı birden çevrede :

" Balkesir unundan ,

Akçay ' ın suyundan ,

Yeni çıktı fırından ,

Domatesli , biberli , peynirli ,

Kumrular . . . Vaz geçilmez tadından . . . "

. .

Biraz sonra gelir sekerek ,

Elinde bir sepet , gülerek :

" Çiğ börek ! . . . Çiğ börek ! . . .

Var mı yemeden , kumsalı terketmek ? "

….

İkindi sırası , gölgeler uzar ,

Sıcak artar , Güneş sanki irileşir ,

Sevecen bir satıcı yavaşça ;

Çevresine seslenir ;

" Taze misir ! . . . Sütlü misir ! . . .

Öz gıdanı ye , yabancıya olma esir ,

Çıkardığı gürültülere aldırma sakın ,

O senin içinde , sağlığın için güreşir ! . . . "

Elinde sehpası , başında tablası ,

Duyulur ta uzaktan sesinin yankısı :

" Susamlı simit !. . .El yakar ! "

Duyan , gören kişinin ,

Elinde olmaksızın ;

Hemen başlar acıkması . . .

. . .

Üstlerinde canlı renklerde giysiler ,

Birbirinin ardından sessizce gider ,

Yayladan henüz , çıkagelmiş Yörükler . . .

" Dalından taze koptu , taze geldi " der ,

"Erikler , tüysüzler , sepetteki yemişler . . ."

"AKÇAY - EDREMİT"

. . .

Deniz dingin de olsa , coşsa da dalgası ,

Yanaşır gözü pek , balıkçının takası ,

" Balık ekmek ! . . . Balık ekmek iki lira ! . . . "

En seçici kişilere bile açıktır sofrası . . .

.. . .

Gün ışıdığından beri deniz ,

Çarşaf gibiydi bir bilseniz ,

Saat ikiden sonra değişti birden ,

Güneş kavuşmak üzere , düzelmedi henüz . . .

İşte bir adam , adamın elinde çan ,

Kamburu çıkmış , önlüğü tertemiz ,

Omuzunda sepeti , pırıl pırıl ışır,

O , yorgun adımlarla size yaklaşır ;

" Elma şekeri ! . . . Elma şekeri ! . . .

Çocuklara kadar bir çağrı ulaşır . . .

. . . .

Denizdeki giysiler , geçmiş güneşin yedi rengini ,

Kimi baştan ayağa kapalı , saklar tenini ,

Kimi otuzlu yılları yansıtır , kimisinde bikini ,

Ama hepsi kendi dünyasında , keyifli ,

Asla yakınmaz Akçay , dışlamaz bir tekini. . .

. . .

Hele çocuklar ! . . . Hele çocuklar ! . . .

Kiminin boynunda şişme botlar ,

Kimi kumlarda kaleler yaparken ,

Kiminin ellerinde çeşitli oyuncaklar . . .

Sorarım size Akçay ' daki konuklar !

Onlardan daha mutlu , başka kimler var ?. . .

Onlarla gelir Akçay ' a bahar ,

Onlarla Yaz ' ın tadı uzar ,

Onlarla aydınlanır karanlıklar .

Su ve Sevgi Beldesi Akçay ;

Çocukların coşkusu ile sürer gider ,

Dilerim sonsuza kadar . . .

Dilerim sonsuza kadar . . .

Nevzat Bilgiç

“ Sıla Benim Gurbet Benim – Memleketime Şiirler “

İsimli kitabımdan.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...