Ve Şâir!
“İçimde barut gibi korkular, ve Şeytân ateşten…”
SONUÇ:
Sen kalbin iskeleti
Sen, isin kel eti;
Dumana düzbar cânlar veren
İpek mendil ciğerim,
Nefes nefes böceklenişin
Sana bir yürek borcum var,
Gel göğsümü hacz’et
Mezc’et bende beni
Mecz’et bende seni
Etle doldu rûhum,
Gel, boşalt beni
Damarımdan etler akıt tenim
Saçlarımda saçının lekesi
Ne sen rengini buldun
Ne ben rengin renkinde kaldım
Reng renk boyalı baş tüylerimiz
U sesin…
Bu se(n)sin…
Kurt düşüren
Sisli sesin
Çinko damarlarımda duran
H/isli sesin
Kulağıma, kılığıma, kulluğuma
Harâm değil, mahrem değil,
Mahrûm etme sesin!
Yalnızlığım bir böcek hamamı
Haşere sessizliğim…
Görme özürlü bıçaklara yattım
Daha çok c/ânım yansın deyû
Cân kanlanınca, kınlanır kılınçlar
Fazlalığım, eksikliğine yaratılmıştır
Sen bende mühür,
Ben sende, kırık bir kalem imzâsı
Sen neden benim kadar sevmezsin ki seni!
Ve ben, senin kefenlediğin şiirlerle yaş a yanım
Bitkileri bırak,
Ağacımın köküne yürü
Bir ozmoz dağılımı,
Taşırım her yerime seni
Fotosentez dediğin ne ki!
Ben her dalımı dolar da
Sana bir şems eylerim
Gri bir günde gel
Yangın sonrası kül kıymeti
Kül-mül bereketi..
Demirin demirime çelik
Ve senin çilek kalbin
Bin dilek dal bin
Senin gelişin,
Yüzümün gömlek atma mevsimi
Daha bir güzel olur sûretim,
Değince sîretime sîretin
Değilin değili kendisi;
Çelişkinin çelişkisi yorucu bir rast
Makâmımda felsefik bir arâbesk
Ve her şarkının no(k)tası sen
Alnıma yazı sözlerin
Neşîdelerin, kaderim…
Her neşr bir kazâ!
Her söz yara-bere
GİRİŞ:
Sâhile vuran yakamozlar,
Aya adanan şavklardır
Bir mâhtâb hatrına
Kaç ışık ili kurbân edildi!
Sözün doğru’su:
Ay balçıkla sıvanmaz.
Zıvanasız leşler üzmesin seni!
Edebleri sıvasız,
Doğrusal çizgileri, deve simetrisi
Sayfaları kan, cenîn;
Kürtajlı çün perileri
Ve bîbaba ilhâmları…
Donmuştu, sen çözdün,
Gel iliğimi, omuruna boşaltam senin
Kalbini kalbimin yanın ko
Kafesini bir kemik kaydırgalıp
Kafesime geçir de
Her yeri kapansın,
Karanlığımızda kalsın kalblerimiz
Çoğumu suyumdan vurdular
Ya gel ak çorağıma,
Ya da bul sularımın kâtilini
Ve yüzün
Yüzümde yüzüğün
Beni boğazımdan
Ve şâh damarımdan
Sana nişanladılar
S/özümüz s/ağlığa;
Örüşelim!
GELİŞME:
“Bahâr!
Çiçeğim…”
Bahârı, bir çiçeğe sığdıran
Mîr çakışık mîrin, ân’ın…
Ki İspanya,
Teker teker
Sandalyenin altında
Sen, yeşillensin deyû
K/alp er’itip
Bir bahârın ayaklarına sürensin
Ve holly/roma
Bunu bir sen anlarsın
Bir yarımay gülümsersin
Ve bilki hatırlarsın
Onu beklettiğini,
Belki de ektiğini
Yağmurlu bir gündü zâten,
Hoş, filizlenir sevgili öğretmenin
Ve köy’lüm!
Özrün enstitüsü olmaz!
-Sözlerinden bir fâsıl idi senin-
Bilirim sen öldüğümde
Veya ben öldüğünde
Çıkınında benim şiirlerim;
Bir gün bilinirsem,
Bu, sendendir…
Her şiir,
Her üslûb bitti de
Sen hiç bitmedin
Anladım ki
Sen, benim ben’imsin…
Âşk’iderek Âşktan Öc Alma Hepliği
Rahim Konseri Antimüzikal Korkular
Kolera Bitimi Telef Kaos Horozlar
Amas Bağ Adresleri Köfte Çiğleri
Niğde Kar’altı Buzî Soğuklar Demi
Feyzullah Oğlu İbrâhîm
Kaş-Göz, Kış-Güz Gripleri
21 Şerbet 2012, 05:43
SONUÇ:
Sen kalbin iskeleti
Sen, isin kel eti;
Dumana düzbar cânlar veren
İpek mendil ciğerim,
Nefes nefes böceklenişin
Sana bir yürek borcum var,
Gel göğsümü hacz’et
Mezc’et bende beni
Mecz’et bende seni
Etle doldu rûhum,
Gel, boşalt beni
Damarımdan etler akıt tenim
Saçlarımda saçının lekesi
Ne sen rengini buldun
Ne ben rengin renkinde kaldım
Reng renk boyalı baş tüylerimiz
U sesin…
Bu se(n)sin…
Kurt düşüren
Sisli sesin
Çinko damarlarımda duran
H/isli sesin
Kulağıma, kılığıma, kulluğuma
Harâm değil, mahrem değil,
Mahrûm etme sesin!
Yalnızlığım bir böcek hamamı
Haşere sessizliğim…
Görme özürlü bıçaklara yattım
Daha çok c/ânım yansın deyû
Cân kanlanınca, kınlanır kılınçlar
Fazlalığım, eksikliğine yaratılmıştır
Sen bende mühür,
Ben sende, kırık bir kalem imzâsı
Sen neden benim kadar sevmezsin ki seni!
Ve ben, senin kefenlediğin şiirlerle yaş a yanım
Bitkileri bırak,
Ağacımın köküne yürü
Bir ozmoz dağılımı,
Taşırım her yerime seni
Fotosentez dediğin ne ki!
Ben her dalımı dolar da
Sana bir şems eylerim
Gri bir günde gel
Yangın sonrası kül kıymeti
Kül-mül bereketi..
Demirin demirime çelik
Ve senin çilek kalbin
Bin dilek dal bin
Senin gelişin,
Yüzümün gömlek atma mevsimi
Daha bir güzel olur sûretim,
Değince sîretime sîretin
Değilin değili kendisi;
Çelişkinin çelişkisi yorucu bir rast
Makâmımda felsefik bir arâbesk
Ve her şarkının no(k)tası sen
Alnıma yazı sözlerin
Neşîdelerin, kaderim…
Her neşr bir kazâ!
Her söz yara-bere
GİRİŞ:
Sâhile vuran yakamozlar,
Aya adanan şavklardır
Bir mâhtâb hatrına
Kaç ışık ili kurbân edildi!
Sözün doğru’su:
Ay balçıkla sıvanmaz.
Zıvanasız leşler üzmesin seni!
Edebleri sıvasız,
Doğrusal çizgileri, deve simetrisi
Sayfaları kan, cenîn;
Kürtajlı çün perileri
Ve bîbaba ilhâmları…
Donmuştu, sen çözdün,
Gel iliğimi, omuruna boşaltam senin
Kalbini kalbimin yanın ko
Kafesini bir kemik kaydırgalıp
Kafesime geçir de
Her yeri kapansın,
Karanlığımızda kalsın kalblerimiz
Çoğumu suyumdan vurdular
Ya gel ak çorağıma,
Ya da bul sularımın kâtilini
Ve yüzün
Yüzümde yüzüğün
Beni boğazımdan
Ve şâh damarımdan
Sana nişanladılar
S/özümüz s/ağlığa;
Örüşelim!
GELİŞME:
“Bahâr!
Çiçeğim…”
Bahârı, bir çiçeğe sığdıran
Mîr çakışık mîrin, ân’ın…
Ki İspanya,
Teker teker
Sandalyenin altında
Sen, yeşillensin deyû
K/alp er’itip
Bir bahârın ayaklarına sürensin
Ve holly/roma
Bunu bir sen anlarsın
Bir yarımay gülümsersin
Ve bilki hatırlarsın
Onu beklettiğini,
Belki de ektiğini
Yağmurlu bir gündü zâten,
Hoş, filizlenir sevgili öğretmenin
Ve köy’lüm!
Özrün enstitüsü olmaz!
-Sözlerinden bir fâsıl idi senin-
Bilirim sen öldüğümde
Veya ben öldüğünde
Çıkınında benim şiirlerim;
Bir gün bilinirsem,
Bu, sendendir…
Her şiir,
Her üslûb bitti de
Sen hiç bitmedin
Anladım ki
Sen, benim ben’imsin…
Âşk’iderek Âşktan Öc Alma Hepliği
Rahim Konseri Antimüzikal Korkular
Kolera Bitimi Telef Kaos Horozlar
Amas Bağ Adresleri Köfte Çiğleri
Niğde Kar’altı Buzî Soğuklar Demi
Feyzullah Oğlu İbrâhîm
Kaş-Göz, Kış-Güz Gripleri
21 Şerbet 2012, 05:43
| Puan:2.5 |
İbrâhîmî Feyzullah Yalçın, şairin son şiirlerinden:
Islık Harfler [Şiir]
suudi amerika [Şiir]
Kâğıt Yanmalar... [Şiir]
Tevâfûkî Şiirler/ Seyrân -I- [Şiir]
Veyl! [Şiir]
Cep Mektupları -V- [Şiir]
Devle Şiir [Şiir]
Cep Mektupları -IV- [Şiir]
Cep Mektupları -III- [Şiir]
Bilinçaltı Kelime Frekansları [Şiir]
suudi amerika [Şiir]
Kâğıt Yanmalar... [Şiir]
Tevâfûkî Şiirler/ Seyrân -I- [Şiir]
Veyl! [Şiir]
Cep Mektupları -V- [Şiir]
Devle Şiir [Şiir]
Cep Mektupları -IV- [Şiir]
Cep Mektupları -III- [Şiir]
Bilinçaltı Kelime Frekansları [Şiir]
Henüz yorum yapılmamış





